|
||
Mısır da Pişer Bize de Düşer! | ||
Köşe Yazıları Haberi | ||
İnsanlık, diktatörlere artık geçit vermiyor. Mısır’daki askeri darbe, bunu bir kere daha gösterdi. Ne var ki, bunun yolu darbe değil, seçim olmalıydı.Bizdeki diktatörlük, inşallah seçimle son bulacak. --------------------------------------------------------------------- Mısır halkı, pirince giderken, evindeki bulgurdan oldu. 30 yıllık diktatör Hüsnü Mübarek’ten kurtulmanın sevincini yaşayamadan, beterine çattı. İmansız bir diktatörden yakasını sıyırdığının keyfini tadamadan, şeriatçı bir diktatörün kucağına düştü. Uzun yıllardan beri iktidar bekleyen ve halkın “Münafık Kardeşler”dediği “Müslüman Kardeşler”adlımollalar, Baş Molla Mursiile ülkeyi kolay talan edeceklerini sandılar, ama halk yutmadı. Değerli okuyucularım, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, çıkarcılığın, yağmacılığın, kısaca yiyiciliğin dini imanı olmuyor. İnsanlık tarihi, ilk insandan beri bunu ispatlıyor. En açık örneğini, 11 yıldan beri biz yaşıyoruz. 11 yıllık AKP iktidarı, bu güzelim memleketi, soğan soyar gibi soydu. Bu partide ve iktidarında, hangi kademesinde olursa olsun bir koltuk kapanlar ve uyanık yandaşlar, dünyalıklarını yaptılar. Bunu yaparken, hep yüce dinimizi kullandılar. Soydukça, “Allah,Peygamber” adını dillerinden hiç düşürmediler. Yemekle kalmayıp, dinimizin haram kıldığı israftan da geri kalmadılar. Başta liderleri olmak üzere, hemen hepsinin lüksü, gösterişi, şatafatı, savurup saçmaları ve israf saltanatı, halkımızı artık iyice tiksindirdi. Düşüncelerinde zerre kadar Allah korkusu olmayınca, kanunlarda onlaravız geldi. Çünkü,“Torba” adını verdikleri bütün kanunları, hep kendi çıkarlarına uygun biçimde yaptılar. Ve, torbalarını doldurdular. ÖNCE, ARAPLARA ÖZENDİLER Yüce dinimizi kullanıp iktidar olan AKP yetkili ve yandaşları, önce petrol zengini Araplara özendiler Şeriatla yönetilen bu ülkelerde de din, onlar için sadece bir vasıta gibiydi. Uyguladıkları baskıcı rejimle halklarını sindirip, Allah’ın verdiği nimetleri hep kendileri kullanıyorlardı. Hala, öyle yapıyorlar. Ne var ki, Irak ve Tunus’ta esmeye başlayan tehlike rüzgârı, Libya ve Yemen’den sonra Mısır’a da uğrayınca, halk düşmanları bir bir çözülmeye başladılar. Bugün, öteki Arap ülkeleri gibi, bizimkiler de çok büyük endişe içindeler. İçlerinde, ciddi darbe korkusu var. Gerçi, Türkiye’de darbe dönemleri artık kapandı, ama esasdarbeyi halk artık sandıkta yapacak. MUHAMMED MURSİ, TÜRKİYE’Yİ ÖRNEK Mİ ALDI? Bir yıl önce % 51 oyla iktidara getirilen Mısır’lıMursi, herhalde bizi örnek aldı. Çünkü, başa geçer geçmez, tıpkı bizdeki gibi önce yargıyı ele geçirdi. Kendi yandaşlarını en önemli görevlere getirdi. Fakir Mısır halkını değil, hep yandaşlarını kayırdı. Memleketin bütün imkânlarını yandaşları için kullandı. Hırsızlık ve yağmacılığı, adeta meşru hale getirdi. Yüce dinimizin haram kıldığı her şeyi, adeta mubah kıldı. İş üretmeye gelince, halkı için parmağını bile oynatmadı. Zaten, deneyimsiz ve beceriksiz bir adamdı. Bir yıl içinde, ülkeyi ve halkı perişan etti. AKP İKTİDARI, MURSİ’NİN YASINI TUTUYOR Mısır’da olup bitenlerden, Başbakan Erdoğan ve iktidarı çok üzgünler. Kendisine karşı direnen Gezi Parkı eylemcilerini coplatan, üzerlerine gaz ve kirli su sıktırıp gözlerinin kör olmasına, hatta kimilerinin öldürülmesine rağmen, Mısır halkına o şimdi,“Direnin!”diyor. Şu çelişkiye bakın. Direnseler, ne yazar? Artık darbe olmuş ve iş çoktan bitmiş. Keza, iktidara yandaş medya organları da,Mursi için çırpınıyor. Ama, nafile. İşin ilginç yanı, Mursi’yi bir yıl önce iktidar yaptıran ABD bile, bir yıl sonra silkeleyip attı. Başbakanın, esas korkusu işte bu. “Mısır’da pişer, bize de düşer.” diye çok korkuyor. Gezi Parkı olayları, bütün ülkeye yayıldı. Öyle anlaşılıyor ki, bu iktidar gitmeden olaylar, tepkiler ve gösteriler bitmeyecek. Sözün kısası, insanlık artık diktatörlüğe geçit vermiyor. Mısır’da ki askeri darbe, bunu bir kere daha gösterdi. Ne var ki, bunun yolu darbe değil, katakulli ve şaibeden uzak, “dürüst” seçim olmalıdır. Az kaldı, bizde ki diktatörlük de, inşallah ilk seçimde son bulacak! *** Cevap Ve Düzeltme Geçen yazımda, onarıma alınan Ayazpaşa Camii’nin cemaati için geçici olarak Mescit arayışına girildiğini, ilçemizinMüteahhitlerinden Metin Taşdelen’in Camii karşısında boş tutulan yerinin kiralanması için kendisine başvurulduğunu, güvenilir bir kaynaktan edindiğim bilgiye dayanarak,Taşdelen’in bunu kabul etmediğini yazmıştım. Duruma açıklık getirmek için arayan Metin Taşdelen, kendisine bu konuda hiçbir başvuru yapılmadığını ve hiç kimseden kira talep etmediğini belirtti. Ne var ki Taşdelen,“Eğer, böyle bir başvuru olsaydı, cevabınız ne olurdu?” sorusuna, cevap vermekten kaçındı. Okuyucularımın bilgisine,tavzihen sunuyorum.
|
||
|
||
Etiketler: |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.