Güngörmez Köyü'ne bir firma tarafından yapılması düşünülen taş ocağı için köylü  vatandaşlar eylem ve protesto yaptı.  27 Mart 2014 Perşembe günü bir toplantı kararı alan Alp Anadolu  İnş. Nak. Tur. ve Tic. Ltd. Şti.’nin toplantısı, Güngörmez Köyü ve Saray halkının desteği ile yapılamadı. Daha önce de vatandaşlar Güngörmez  Köyü  ormanlarına Kuvarsit Ocağı yapılmasını istemeyerek direnmişlerdi.Köye Taş Ocağı kurulmasını istemeyerek eylem ve protesto yapan Güngörmez halkını yalnız bırakmayan Belediye Başkanı Nazmi Çoban, CHP Kadın Kolları, İşçi Partisi, MHP Kadın Kolları ve Saray Dayanışması gençleri, ellerinde yazılı pankartlarla sloganlar attılar. Güngörmez Köyü meydanında genciyle yaşlısıyla, bedensel engellisiyle  toplanan kalabalık taş ocağı kurulmaması için bir imza kampanyası  düzenledi.  Düzenlenen imza kampanyasında yaklaşık 600 kişinin imzası toplandı. Meydanda toplanan kalabalık "Ormanlarımızdan, suyumuzdan, sağlığımızdan elinizi çekin" yazılı büyük bir pankartla, "Ormanlar bizim", "Kuvarsittirin gidin lütfen", "Kanser olmak istemiyoruz”", "Taş ocağına hayır", "Ben bir meşe ağacıyım", "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine", "Doğayı sev ormanı kuru", "Bir ağaç bin nefes", "Ben bir kayın ağacıyım" yazılı pankartlarla birlikte "Ormanlar bizimdir devirmeyiz", "Güngörmez köylüsü yalnız değildir", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Her yer rüşvet her yer yolsuzluk", "Su orman özgürlük"  sloganları atan kalabalık yaklaşık  iki saat köy meydanını boş bırakmadı. Bu direniş ve eylemi duyan firma yetkililerinin toplantıdan vazgeçtiği bilgisini alan vatandaşlar alkışlarla sevinçlerini dile getirdiler.


BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ
Güngörmez Köyü meydanında  taş ocağı kurulmamasına  karşı eylem ve protesto için toplanan kalabalıkta bir konuşma yapan Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, "Biz görevde bulunduğumuz sürece Belediye Başkanı olarak ocak sahiplerinin  bize başvurularını reddetmiştik. Reddetme nedenimiz Güngörmez  Köyü'müzde, bu alanlar 25 yıllık planlarımızda turizm alanı olarak geçiyor. Yani doğa turizmine yatırımlar olabilir. İnsanların yaşam alanlarını tahrik etmeyeceğiz. Nasıl termik santrallere hayır dediysek bunlara da hayır diyeceğiz. Dünyada oksijenin en bol olduğu  bölgelerden birinde yaşıyoruz. Burada oksijene çok muhtaç olan aslım hastalarına, ihtiyaç olabilecek bir doğa var.

GELECEĞİMİZE, SAĞLIĞIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ
 Bu bölgede astım hastanelerinin kurulmasını hedefliyoruz. Spor tesisleri yapmayı düşünüyoruz. Buraya getirilen maden ocaklarına biz müsaade etmeyeceğiz. Biz doğaya her zaman  sahip çıkacağız. Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyoruz. Sağlığımızı tehdit eden yatırımları bölgemizde istemiyoruz.  Daha öncede termik santralinin kurulmasına halkla beraber yan yana direndiysek buna da direneceğiz. Birleşe birleşe gücümüzü arttırarak kazandıysak yine kazanacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

"YAŞAM ALANLARIMIZIN KATLEDİLMESİNE İZİN VERMEYELİM"
Madencilik San. ve Tic. A. Ş. tarafından Güngörmez Köyü ormanlarına  Kuvarsit Ocağı yapılmasına tepki gösteren ve kendilerine Saray Dayanışması adını veren gençlerden Ercan Dedeoğlu,  kurulması planlanan Kuvarsit Ocağı'nın getireceği zararları kısaca anlattı. Dedeoğlu, Kuvarsit Ocağının zararlarını şöyle sıraladı:                                            

-Kurulması düşünülen Kuvarsit Ocağının kurulma ve işletme dönemlerinde yüz binlerce ağaç kesilecek.
–Kuvarsit Ocakları dinamitlerle  çıkartılacaktır. Bu patlamaların ortaya çıkardığı toz kanserojen. Kanser dışında da sayısız solunum yolu hastalıklarına sebebiyet verecek.
–Çalışma Bakanlığının raporlarına göre, sadece bu işlerde  çalışanlar son 2-3 ay gibi çok kısa bir süre içersinde soludukları tozun yoğunluğu gerekçesiyle çeşitli hastalıklara yakalıyor.        

–Madenin kurulacağı alan yer altı sularının beslenme alanı olduğundan dolayısıyla suyumuz tamamen kirlenecek.
–Maden kurulduktan  kısa bir süre sonra, köyümüzün geçim kaynağı olan, mantarcılık, hayvancılık ve ormancılık tamam bitecek.              
  –Var olan hukuk kurallarına göre madenin genişleme alanına  göre tarlanızı, arsanızı, bahçenizi, hatta evlerinizi bile kaybetme riskimiz var.
–Evrenli gibi dinamitle madencilik yapılan yakın çevre köylerde, köylüler perişan halde. Patlamalar sırasında evlerinde çatlamalar oluşuyor.

TOPLU HAREKET ETMEK DEMEK GÜÇ DEMEK                                         
 Köye Kuvarsit Ocağını kurdurtmayacaklarını söyleyen Saray Dayanışması yaptığı açıklama, "Bu ocağın kurulmasının engellenmesi için var olan tek yol, toplu hareket etmektir. Ocağı  istemediğimizi güçlü bir şekilde göstermeliyiz. Daha önce Küçükyoncalı ve Sefaalan arasında yapılması düşünülen termik santralin halkın güçlü tepkisiyle yapılmadığı gibi buna da hayır demeliyiz.  Çocuklarımızın, torunlarımızın, geleceğine ormanlarımıza suyumuza, havamıza, toprağımıza sahip çıkalım. Birileri zengin olacak diye hayatlarımızın ve gelecek kuşaklarımızın mahvolmasına izin vermeyelim. Birlik olup, gözünü para hırsı bürümüş insanların yaşam alanlarımızı katletmelerine izin vermeyelim. Tabiata olduğu kadar, yeraltı su kaynaklarımıza  da ciddi zararlar verecek olan  Kuvarsit  Ocağının kurulmaması için tüm gücümüzle yanınızdayız" şeklinde konuştular.
Daha sonra Saray İlçesi Tema görevlisi Mustafa Durmuşoğlu şunları söyledi: "Kurulması düşünülen Kuvarsit Ocakları bir çok hastalığı beraberinde getiriyor. Kuvarsit Ocaklarının çıkarttığı toz kanserojen olup bunun dışında solunum yolu hastalıklarına sebep veriyor. Çalışma Bakanlığının verdiği rapora göre sadece bu işte çalışanlardan son  ay içersinde binlerce kişinin solunum yolu gerekçesiyle çeşitli hastalıklara yakalandığını biliyoruz. Madenin kurulması planlanan alanda yer altı sularını ve dolayısıyla sularımızı kirlettiğini biliyor musunuz? Maden kurulduktan kısa bir süre sonra hayvancılık ve ormancılığın biteceğini biliyor musunuz ? Çocuklarımızın geleceğine, suyumuza, bağımıza, toprağımıza sahip çıkalım."
Güngörmez  Köyü  ormanlarına Madencilik San. ve Tic. A. Ş. tarafından Kuvarsit Ocağı kurulmasını istemeyen ve eylem için köy meydanına toplanan kalabalık,  yaklaşık iki saat süren eylemin ardından olaysız dağıldı.