Yazı Detayı
24 Mayıs 2017 - Çarşamba 09:51 Bu yazı 1124 kez okundu
 
Hayvan Çiftliği
Mustafa Aydın
 
 

Saray Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısında, Belediyenin 2016 yılı gelir ve gider tablosu açıklandı. Verilere göre Saray belediyesi yaklaşık bir buçuk milyon (Trilyon) zarar etti. Belediyenin 2016 yılı geliri 26 milyon 836 bin 655 lira olurken gideri de 28 milyon 435 bin lira olarak gerçekleşti. Gider tablosunda ki iki kalem ön plana çıkarken bu durum dikkatlerden kaçmış gibi gözüküyor. Saray Belediyesi verilerine göre 2016 yılında başkanlık Bütçesinden 6 milyon lira harcanırken, personel giderleri için 8 milyon lira kasadan çıktı. Bu verilerde 2016 yılı giderlerinin yüzde 50’sine denk geliyor. Bu durumda giderlerin yarısı böyle harcamalara giderse İlçe Belediyesinin yatırım yapması ne kadar mümkün olur. Yine Belediye verilerine göre Fen İşleri Biriminin 2016 yılında gideri on milyon 778 bin lira olarak gerçekleşti fakat durum ortada. Başkanlık harcamaları 2016 yılı giderlerinin yaklaşık yüzde 22’sine tekabül ediyor. E tabi akıllara da bu konuda farklı kurumları eleştiren kesimler akıllara geliyor. Mevzu Saray Belediyesi olunca akıl tutulmasının yaşanmasını ise ben artık doğal olarak karşılıyorum. Önceki yazımda bu konuyu irdeledim, bolca tepki aldım (Bazıları göz korkutma boyutuna geldi) o yüzden bu konuyla da bağlantılı olarak George Orwell’ın müthiş eseri Hayvan Çiftliği’nden alıntılar yaparak Saray’daki gerçek durumu inatla bir kez daha gözler önüne ermek istiyorum. Orwell daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört kitabıyla tanınsa da Hayvan Çiftliği eseri dünya edebiyatında yergi alanında bir başyapıt olarak kabul edilir.

Önceki yazımda Saray’da yerel erkin eleştirdiği ne varsa aynılarını yaptığını vurgulamıştım. Bu bağlamda Hayvan Çiftliği kitabından kesitler ile bu durumu farklı bir boyuttan anlatacağım. Eserin anlattığı kısaca şu şekilde; “

Kitapta Stalin yönetimi eleştirilmiştir. Bu yüzden kitapta geçen hayvan karakterler Stalin dönemindeki kişilere benzetilmiştir.

Çiftlikte yaşayan hayvanların tek arzuları kendilerine iyi davranılmasıdır. Fakat borç batağında bulunan ve kendini alkole veren çiftlik sahibi hayvanlara kötü davranır ve dahası sıklıkla onlara yemek vermeyi unutur. Bunun üzerine hayvanlar sitem eder ve Koca Reis ya da Binbaşı lakaplı yaşlı domuz önderliğinde ayaklanma çıkarmayı planlarlar. Fakat planları gerçekleşmeden yaşlı domuz ölür ve hayvanlar öndersiz kalır.  Bir gün yine aç bırakıldıklarında daha fazla dayanamazlar ve ayaklanma çıkartırlar. Çiftlikteki tüm insanlara saldırıp onların kaçmalarına neden olurlar. Böylece çiftliği ele geçirirler ve önder olarak yaşlı domuzun yakını olan Napolyon lakaplı domuzu seçerler. İlk iş olarak yaşlı domuzun söylemlerinden kendilerine bir kanun çıkartırlar. Asla insanlar gibi olmayacaklar, asla başka bir hayvanı öldürmeyecekler, asla insanların yaşadığı yerde yaşamayacaklar, yattıkları yataklarda yatmayacaklar ve onlar gibi giyinmeyeceklerdir.

İlk başta her şey yolunda gider ve kendi aralarında yaptıkları eşit iş dağılımı ile çiftliği mükemmel bir şekilde işletirler. Snowball adındaki domuz okumayı öğrenir ve diğer hayvanlara da öğretir. Hayvanlar içinde düşünen biri olduğu için zamanla liderliğini kaybetmekten korkan Napolyon’un kinini kazanmaya başlar. Napolyon gücünü koruyabilmek için gizliden olarak yavru köpekleri polis gibi eğitip kendi himayesine alır. Gücü eline geçirdiğinde de ilk olarak Snowball’u hain ilan ederek çiftlikten attırır. Napolyon gücün verdiği ihtiras ile kendine göre kararlar almaya başlar. İlk olarak kelime oyunları ile anayasada ufak değişikliklere gider. Örneğin çok çalıştıkları için insanların yaşadığı yerde yaşayabileceklerini söyler, insanların yattığı yerde sadece çarşaf varsa yatılamayacağını belirtir. Bunun gibi ufak değişiklikler ile kendini haklı çıkartmayı her zaman başarır. Fakat bu zamanla çiftlik üzerine rahatsızlık yaratır. Çiftlikte bir sorun olduğunda bir zamanlar kovdurduğu ve ortalıkta görünmeyen Snowball’a suçu atar ve gizliden sabotaj yaptığını belirtir.

 

 

GÜZEL BİRŞEY OLDUĞUNDA BAĞIRARAK ANLATIR, KARŞIT GÖRÜŞ OLDUĞUNDA POLİS KÖPEKLERİ İLE KORKU YARATIR

 Güzel bir şey olduğunda da kendi marifeti olduğunu bağıra bağıra anlatır. Karşı görüş olduğunda ise polis köpekleri ortaya salarak korku yaratır. Bir keresinde çiftlikte kıtlık başladığında tavukların yumurtalarını satmaya karar verir. Fakat tavuklar karşı çıkınca onları hain ilan eder ve hepsine ölüm cezası verir. Anayasada da maddeyi değiştirir hiçbir hayvan öldürülemez, hainler hariç olarak belirtir. Bunun üzerine tüm tavuklar öldürülür. Napolyon başkan olmanın konforunu sonuna kadar yaşamak ister ve bu yüzden bir zamanlar çiftlikten kaçırdıkları insanlar ile anlaşma yapar. Kendi keyfi için çiftliğin ürünleri onlara satar ve ihtişam içinde hayatına devam eder. Çiftlikte işler iyice kötüye gitmiştir ve artık hayvanlar iyice rahatsız olmuştur. Daha fazla dayanamayan bir grup çiftliği terk ederek canlarını kurtarırlar. Kötü yönetim dolayısı ile çiftlik iyice batmıştır ve sonunda domuzlar dahil hepsinin mezarı olur.  Çiftliğin insan sahipleri değişir ve kaçan hayvanlar bir umutla geri dönerler. Umdukları şey yönetime gelen yeni insan sahiplerinin onlara iyi davranmasıdır. Döngü başa dönmüştür.”

Kitabın sonunda ise bir görselde ise, “insanları deviren domuzlar artık insanlar gibidir” teması yer alır. Yani demem o ki güç zehirlenmesinin tipik bir örneğini de Saray’da görüyoruz. 

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Tekirdağ
Hafif Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 28.03.2018
Bugün
- 11°
Perşembe
- 12°
Cuma
- 12°
Tekirdağ

Güncelleme: 28.03.2018
İmsak
05:26
Sabah
06:54
Öğle
13:22
İkindi
16:51
Akşam
19:38
Yatsı
20:59
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı