Bugün - 22 Ocak 2018 Pazartesi
Tekirdağ 8°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Köşe Yazıları SARAY ÇERKEZKÖY TEKİRDAĞ ÇORLU KAPAKLI ULUSAL HABERLER SAĞLIK SPOR 
Yazar Detayları

Naci AKAY

Naci AKAY - TEOG’dan  Sonra, BOMB.K !

TEOG’dan Sonra, BOMB.K !
Yazı Tarihi: 05 Ekim 2017 Perşembe

Bakın, şu başımıza gelenlere. 15 yıl, dile kolay. Geçen bu sürede elini attığı bütün alanlarda çuvallayan iktidar, aşureye  çevirdiği eğitimde, dermansız kalan boksör gibi havlu attı. Demek ki, bütün bu başımıza gelenleri  hak ediyoruz.

     Değerli okuyucularım;  35 yıllık eğitimci ve eğitim bürokratı olarak, insan yaşamında eğitimin hep ön planda geldiğini ve çağın ötesine uzanması için devletin yeni planlar yaptığını, kadrolar yetiştirdiğini ve cömertçe harcamalarda bulunduğunu takdirle ve ibretle gördüm.

     Bu konuda görev aldığımız bütün alanlarda, büyük bir hevesle ve gayretle çabalarda bulunduk. Proje ve fikir üretmeye çalıştık. Devir aldığımız eğitim hizmetlerini, çağa ayak uydurarak ve daha ileri noktalara taşıyarak, bizden sonra  görev alanlara teslim ettik.

    Bilgiyi ölçme ve değerlendirmede kullanılan  objektif metotlarla, hak edeni hak etmeyenden ayıran sınav sistemlerinin de tarafsız, hilesiz, kısaca adil uygulanması için de ayrı bir çaba gösterdik ve uygulamayı böyle devraldık, böyle devrettik.
     Ne var ki, son 15 yıl içinde ülkenin yönetimine egemen olanlar, bizim ve bizden öncekiler gibi değil, kafalarında oluşturdukları bir eğitim tarzı ile o tarzın, yine kafalarında oluşturdukları bir biçimde ölçülmesini esas aldılar.

     Daha açık bir anlatımla eğitimi böylece, geçmişine göre ters-yüz ettikleri gibi, onun ölçülerek değerlendirilmesi,  yetişen neslin bildiklerinin ve öğrendiklerinin ölçülmesi  için kullanılan ölçme metotlarını da ters yüz ettiler.

Demek isterim ki , bunun aracı olan sınav sistemini de işlemez hale getirdiler.

                                   6 BAKAN, 6 YENİ SİSTEM

   İktidarın, tek başına söz sahibi olduğu bu 15 yıllık dönem içinde kurduğu hükümetlerde, tam 6 Eğitim Bakanı değişti.

   Her yeni Bakan, kendisinden söz ettirebilmek için, göze çarpan değişiklikler yapmak istedi. Önce, eğitim programlarını kafalarına göre dizayn etmek isteyen, ancak hiçbiri “Eğitimci” olmayan bu kişiler, Bakanlığın  “Eğitim-Öğretim ve Bilim Kurulu” olan ve  Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri Milli Eğitim’e yön veren ve adı “Talim ve Terbiye Kurulu” olan bu Kurulu, hiç  ciddiye almadılar.

     Bu Kurulda önceden görevli olan bilgili ve yetenekli eğitimcileri değiştirerek, yerlerine yeteneksiz kendi yandaşlarını atayınca, işler iyice çığırından çıktı.

                                            NELER YAPTILAR?

    Olumsuz anlamda, neler yapmadılar ki? İlk göze batanları hemen sıralayayım. Günün 24 saatinde  ve üç vardiya halinde üretim yapan  fabrikalar gibi, Eğitim Fakülteleri’nden ihtiyacın çok, ama çok üstünde öğretmen adayının mezun edilmesini durdurmadılar, hatta desteklediler.

   Öğretmen adayları, atanmak için Bakanlığın kapısına dayanınca da, kadro yokluğu bahanesiyle  atamalarını yapmadılar. Böylece onların işsiz kalmasına, geçim derdine düşmesine, hatta kimilerinin çöpçü olmasına seyirci kaldılar. Bu durum, hala devam ediyor.

   Öğrenci kıyafetlerine serbestlik getirerek, okullardaki  disiplini bozdular. Öğrencileri, sokakta tanınamaz hale getirdiler. Böylece, okul bahçelerini öğrenci toplanma alanı olmaktan çıkarıp, birer düğün alanına çevirdiler.

   Disipline edilemeyen  kimi öğrencilerin, okullarında olay çıkarmaları, birbirlerine  ve öğretmenlerine saldırmaları, daha çok bu dönemde görüldü.

    Okul önleri, uyuşturucu satıcılarının açık pazarı haline geldi. Uyuşturucu kullanma Liselerden, Ortaokullara hatta İlkokullara kadar yayıldı.

    Kur’an-ı Kerim, “Din’de zorlama yoktur.” derken, öğrencileri zorla İmam Hatip Liseleri’ne kaydetmek ve kaydırmak istediler. Bu okulların sayısını ihtiyacın çok üstünde artırarak, bu yıl bu okullara kayıt olacaklara 250 liralık burs bile vaat ettiler.   Bütün bunların siyasi anlamda  hep “Din istismarı” amacıyla yapıldığı bilindi ve hep söylendi.

     Devlet Okullarında okuyan öğrencilere, ders kitaplarının ücretsiz verilmesi takdir gördüyse de, Hüseyin Çelik adlı bir Milli Eğitim  Bakanı’nın kitapçılarla anlaşıp, işi maddi yolsuzluğa sürüklediğinin ve bu uygulamadan çıkar sağladığının iddia edilmesi üzerine, bu işin de sulandığı görüldü. Hakiki ve tam bir FETÖ’cü olan Hüseyin Çelik’in ise, kılına bile dokunmadılar.

    Kamu Personeli Seçme Sınavlarında (KPSS) soruların çalındığı iddia edilerek, önceden kimi yandaşlara dağıtılması,  diğer memur adayları gibi yandaş kimi öğretmen adaylarının da haksız yere  bu göreve atandığı söylendi. Böylece, bu sistemi de yozlaştırıp,  sulandırdıkları anlaşıldı.

    Eğitimle o kadar oynadılar ki, 8 yıla çıkarılan İlköğretim’le (Temel Eğitim) Ortaöğretim dediğimiz Liseyi birleştirip, 5 yıllık İlkokulu 4 yıla indirerek, (4+4+4) dedikleri  bu yadırganan Sistemi getirdiler.

    1938 yılından beri tıkır tıkır işleyen ve oturmuş olan eski sistemi, 4 yıllık yetersiz bir İlkokul ile, 4 yıllık gereksiz bir Ortaokul’a çevirip,  bir 4 yıl daha ekleyerek, ritmik gibi görünen ancak “Ucube” bir sisteme çevirdiler. Bunu yaptıklarına, sonradan kendileri de pişman oldular, ama  geri dönemediler.

                                     GELELİM, SINAV SİSTEMLERİ’NE…   

    Her yöreye inşa edilen okul, o yörenin çocukları için yapılıyordu. Türkiye’nin nüfusuyla birlikte okul ve öğrenci sayısı da artınca, okullara girişte bilginin ölçülmesi, yani  öğrencilerin istedikleri bir okula kayıt olabilmesi için, tıpkı Üniversitelerde olduğu gibi bir sınavdan geçirilmesi gerekli oldu.

     Ayrıca, kamuoyunda temayüz etmiş öyle okullar vardı ki, öğrencinin oturduğu mahalden uzak olmalarına rağmen, çocuk bu okullardan birinde okumak istiyordu. Bu durumda, sınav yine kaçınılmazdı.

     Bu iktidar dönemine kadar okullardaki öğrenci kayıtlarında, hemen hiçbir sorun olmadı. Öğrenciler, evlerine yakın okullara yürüyerek, biraz uzak olanlara ise, servislerle gidip-geldiler.

     Önce, Üniversite ve Yüksekokullara giriş Sınav Sistemi’ni yozlaştıran, yolsuzlaştıran iktidar, Ortaöğretime (Liselere) giriş Sınav Sistemini de, kısa zamanda yozlaştırdı.

     Düzeltmek için her Milli Eğitim Bakanı yeni bir sınav sistemi denediyse de, uygulamada başarılı olamadılar. Bu sistemler genel öğrenci kitlesine değil, daha çok yandaşlara yaradı. Bu sistemlerden  mesela, kısaltılmış adlarıyla  OKS, SBS ve TEOG adlı sınav sistemleri, ilk akla gelenlerden oluyordu.

                          TEOG, CUMHURBAŞKANI’NI RAHATSIZ ETTİ!

   Belki de, bunların hepsi rahatsız etmişti, ancak TEOG bir başkaydı. Doğrusu, ötekileri gibi beni de rahatsız etmişti.

    Cumhurbaşkanı’nın, kimi öteki konularda yaptığı gibi, bu konuda da kesin ve olumsuz fikir beyan etmesi, TEOG’un kaldırılması için yeterli oldu ve TEOG  kalktı.

    Temel Eğitimden Ortaöğrenim’e Geçiş olarak ifade edilen bu sınavın (sistemin) yerine, yeni arayışlar hemen başladı ve yapılan açıklamaya göre bulundu bile.

    Milli Eğitim Bakanı’nın açıklaması gereken bu yeni buluş, her nedense Başbakan tarafından açıklandı. Başbakan, belki de haklıydı. Çünkü, Milli Eğitim Bakanı’nın kelimeleri hırpalayan hızlı ve duraksız konuşmasını, halkımız pek anlamıyordu. Başbakan ise, ağırlaştırılmış film çekiminde olduğu gibi, noktalı virgüllü  konuşuyordu.

                                               BAŞBAKAN, NE DİYORDU?

    Başbakan, sempatik tavırlarla yaptığı açıklamada işi o kadar hafife aldı ki, şimdiye kadar neden bu karışık uygulamaları yaptıkları, bir türlü anlaşılamadı.

   TEOG’un yerine geçirilmek üzere, üç ayrı planları vardı. Bunlardan birini, bu yıldan itibaren uygulamak istiyorlardı. Yani, Ortaokulu bitiren bir öğrenci, bu yıl şu üç yoldan birinden giderek, Liseye kayıtlanabilecekti.

      1. Adrese Dayalı Kayıt:  Yani öğrenci, oturduğu yere en yakın olan okula kayıt olabilecek. Bu yapılırken, Ortaokul mezuniyet notuna da bakılacakmış. Oysa, adrese dayalı bu kayıt biçimi, 15 yıl öncesine kadar uygulanıyordu.

     2. Sorular merkezden, Sınavlar Liselerde : Sorular, Milli Eğitim Bakanlığı’nda hazırlanacak. (Soru Bankası) Ancak, sınavlar  liselerde yapılacak.

     3. Sorular liselerden, Sınavlar Liselerde: Her lise, soruları kendisi hazırlayıp,  sınavını kendisi yapacak.

      Bakan diyor ki,  “Toplam 11.057  lisede yapılacak olan bu sınavlarda sorular klasik tipte, açık uçlu ve yazılı (kompozisyon tipinde) olacak, test biçiminde olmayacak.”

    Değerli okuyucularım, bugüne kadar yaptıkları bütün sınavları, kaba tabirle yüzlerine/gözlerine bulaştıranlar ve okullara girişteki adaleti ortadan kaldıranlar görünen o ki, bunu da başaramayacaklar.

    Ve muhtemelen, birinci seçenek olan, “Adrese dayalı kayıt sistemi”ne dönecekler. Edinilen bilgilere göre, bu durumu gören ya da sezen İzmir’li kimi vatandaşlar, iyi okulların yer aldığı bölgelere taşınmaya, yani adres değiştirmeye başlamışlar bile. Bakalım, daha ne dalavereler olacak?

     Eğitimi, girdiği mecrasından son 15 yılda saptıranlar, eğitimdeki sınav sistemini de bozarak, adaleti her alanda olduğu gibi eğitimde de yerle bir ettiler.

   TEOG’dan BOMB.K’a geçerken, bütün bunlara layık olduğumuz, şimdi daha iyi  anlaşılıyor.

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 1223
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
Okul Müdürü’nün, Mangal Partisi
Şu Bizim Yandaş Medya
Ah!.. Nerede O Eski İmam-Hatip Okulları?
Bu Nasıl Yüz Böyle?
ÇILGIN PROJE Mİ, APTAL PROJE Mİ? Kanal İstanbul
Bu AKP, Gitmez!
ŞİMDİ, AH! VAH! ETMEYİN,
Yine Saray Devlet Hastanesi
Abdullah Gül,“Tü-Ka-Ka”Oldu!
“Adalardan Bir Yar Gelir…
“Milletin Evi”ymiş(!)
Yokedilen İstanbul!
“Kudüs, Kurtuldu” Sanmayın!
Mehmet Sekmen
İlginç Bir Magazin Haber!
Türkiye, “Yaşanamaz Hale” Geliyor!
Tencere, Dibin Kara!..
Reza Zarrab Balonu da Söndü!
Kim Mankafa?
“Verin ülkeyi, Kurtulun!”
Kudüs, Gitti Gider!
İktidarın Yeni Serüvenleri!
Saray’ın Kasapları Ve Et Fiyatları
Atatürk Kültür Merkezi
Türkiye’yi, Bu Hale Düşürdüler!
Ah Bu Belediye Başkanları!
TEOG’dan Sonra, BOMB.K !
Ne Kadar da Saf’ız!
Hakan Özgül Geliyor!
Fındıkçılar Ağlıyor!
Paralar ve Atatürk
GEZMESİNİ SEVENLERE; Bu Gezi Kaçırılmaz!
GEZMESİNİ SEVENLERE; Bu Gezi Kaçırılmaz!
Çocuklarınızı, Bu Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Koruyun!
HAKİKİ FETÖCÜ HÜSEYİN ÇELİK’İN LüksTatil Keyfi
Böyle FETÖ Avı Olmaz!
Diyanet mi, Hıyanet mi?
Deprem, Deprem, Deprem!
Mehmetçik Vakfı’nın Açıklaması
“Parlamenter Demokrasi, Artık Yok!”
Ciddi ve Kudretli Devlet!
Saray’ı Yönetenler
Saray’ı Yönetenler
Bu Pislik, Seneye de Bitmez!
Kabe Yıkılsa, Umurlarında Olmayacak!
Atatürk’ün Mezarı
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK’A, Açık Mektup
Bu Hakime Dikkat Edin!
Türk Eğitim Sistemi Mezara!
Bir Yaşar Hoca Vardı!
CHP’liler, Çok mu Dürüst?
Devlet, İflas mı Etti?
Katar’dan Bize Ne?
Al Sana Avrupa Birliği!
İşte AKP’nin Adayları!
15 Temmuz, Bayram Gibi Kutlanamaz!
Atatürk’e Sövmek Moda!
Bravo Saray Belediyesi’ne ve Başkanına(!)
Böyle Sanatçı Olmaz Olsun!
Kadın Ve Çocuk Cinayetleri, Neden Durmuyor?
Getirin Artık Şu İdamı!
Türkiye Nereye?
Neden Kondu, Neden Kaldırıldı?
  Diyanet, Çizmeyi Aşıyor!
Neden Kondu, Neden Kaldırıldı?
Vah, İstanbul Vah!
Tebrikler, Süleyman Erdegül ve Öğrencilerine!
Nilhan Osmanoğlu
KÜÇÜKYONCALI “KEŞKEK FESTİVALİ” Sizi Bekliyor!
Yazık Oldu Filistin'e !
Evetçi'ler Sevinsin!
Dinimiz, Bu Değil!
Evlilik Programları Nihayet…
Adaletin Bu mu Türkiye?
Eczaneler, Hizmetten Uzak(mı?)
Gülmedi Şu Bahtım, Gülmedi Gitti!
ÖYLE BİR REFERANDRUM Kİ; Avrupa da Şaşkın!
Yüksek Seçim Kurulu: 1 Cumhuriyetçi Türk Halkı : 0
Oylamaya katılın, Sandıkları Kollayın!
Dananın Kuyruğu Kopuyor!
SARAY’DA Asayiş, Berkemal (mi?)
Allah için “Evet” miş!
Çok Zararlı Gıdalar!
Siz, Allah’tan Hiç Korkmaz mısınız?
“Parti Devleti” Olmaz!
T.B.M.M de FET֒cü Vekil Yokmuş(!)
Referandum’da, Sandık Güvenliği
Saray, CHP ile Olmaz!
İLGİNÇ VE YENİ BİR İDDİA, Hayır Çıkacak, Evet Açıklanacak!
Söylediklerine, Kendileri de İnanmıyor!
Elbette “Hayır!”
Bugün’ün Çorbası
Nedir, Bu “Türk” ve “Atatürk” Düşmanlığı?
Eğer, Demezsek Hayır, Yanarız, Cayır Cayır!
“Hayır” Demezseniz, İşte Böyle Olur!
Ekmek Yerine, Zehir mi?
SARAY C.H.P ‘ de; Hizmet Yarışı mı, Koltuk Savaşı mı?
Evlilik Programları Kalkıyor!
Market Fişlerine İyi Bakın!
TREDAŞ,Yemek Verme Halka Elektrik Ver!
Avrupa’yla Dalaştılar, 2 Puan Kazandılar!
Bu Yüzle mi Evet?
Ver Adaları,Al Evet’i(!)
Cumhurbaşkanı’nı Dinlerken…
Neden HAYIR Demeli?
Ayaspaşa Hamamı, Geldi Tamir Zamanı!
Böyle Müslümanlık, Tabii ki Olmaz!
Devletin İtibarı!
Ölsen de, Suçlusun!
Kürdistan Bayrağı’na Selam Durdular!
Hürriyet Gazetesi,Belasını Arıyor!
Ülkü Ocakları, Saray’da!
Adaletin Bu mu Türkiye?
Referandum İçin, “Hadis” Varmış(!)
Referandum, Adil Olacak mı?
SARAY’DA ÇIKAN “TERMAL SU” İÇİN ÇIRPINAN, Cevdet Aktaş, Neden Haklı?
Hac ve Umre
Partili Cumhurbaşkanlığı!
ARANIR OLMAK LAZIM, TIPKI Erdoğan Kaplan Gibi…
Hüseyin Çelik, Neden Dışarıda?
C.H.P. ANAYASA MAHKEMESİ’NE Neden Gitmiyor?
Evreşe Yolları Dar!
Gel de, İsyan Etme!
Çok Korkuyorum!
Araçlarınızı, Düzgün Parkedin!
“Hayırlı Cumalar!”
“Varlık Fonu”Yağması!
Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ı Satıyor (mu?)
“Osmanlı Torunlarına Maaş” BAŞLIKLI YAZIMIZLA İLGİLİ Açıklama
Halkı, Özgür Bırakın!
CHP’li Vekilden, Soygun!
Belediye Züğürtledi mi?
Katakulli!
Göze Batanlar!
Amerika, Dost mu, Düşman mı?
O Kaymakamı Asmalı!
Türkiye’nin İtibarı
Halk Oylaması Güvenliği,
Halk Oylaması Güvenliği,
118’nci İSLAM HALİFESİ, Recep Tayyip Erdoğan
Osmanlı Torunlarına Maaş!
Goodforyou Ali Özen
Saray Müftülüğü’nün Dikkatine!
Saray Müftülüğü’nün Dikkatine!
Öpüşme Hastalığı
Beceriksiz Yöneticiler!
“Muhtarlar Meclisi” Olsun!
“Medrese’ye Dönülmesini” İstiyorlar!
MHP’de At Pazarlığı!
Şafak Başa, Sen Çok Yaşa!
BİR KERE DAHA HAYKIRIYORUM!
Belediye Rahatlamış!
Yeniyıl,Yarın Başlıyor!
Diğer Yazarlar

Medya Paylaşımları
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
SENİ DUYMAK
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
MERAKSIZ
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
Sarı Öküz Hikayesi!
Resmi İlan

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Tekin Sönmez
Sarı Öküz Hikayesi!
Değerli okuyucularım, Aslanla-Öküz 'sava...
Naci AKAY
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
17-25 Aralık yolsuzluğuna bulaşan eski Bakan Erdoğ...
Nazmi METİN
Medya Paylaşımları
Düşüncelerinde ve görüşlerinde...
Mehmet Demirbaş
SENİ DUYMAK
SENİ DUYMAK . Sensizliğin sesi Kulaklarımı sağ...
Mustafa Aydın
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
‘Uluslararası’ ‘en güzel&rs...
Sevilay İLTER
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
Çocukluğum , hep aynı yıldızlar altında ge&...
Hasan Hüseyin YALVAÇ
MERAKSIZ
‘Meraklı Melahat’ diye sık kullandığım...
Cevdet Aktaş
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
         ...
Hava Durumu ( Tekirdağ )
Bugün
6°°C - 8°°C
Salı
0°°C - 5°°C
Çarşamba
0°°C - 5°°C
Perşembe
3°°C - 6°°C
Namaz Vakitleri ( Tekirdağ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:5108:2213:2815:5818:2219:46

22 Ocak 2018 Pazartesi
Röportajlar
Yüksel; “İş Bilmezliğin Örneği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi”
Cüneyt Yüksel ve Özkan Yaman’ın cevapları şu şekilde; Saray’a ziyaretinizin sebebi nedir? Bugün ilçemizde teşkilatlarım...
»
»
»
Tarihte Bugün
1517 - Yavuz Sultan Selim Han'ın Ridaniye Zaferi
1842 - Baytar Mektebi'nin açılışı
1842 -  Baytar Mektebi(Veteriner Fakültesi)'nin Açılışı.
1517 -  Yavuz Sultan Selim'in Ridaniye Seferi.
1949 -  Çin'de Mao Tse Tung'un Kızıl Ordusu'yla Pekin'e Girişi.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.
(Mevlana)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(213 Online) 0,70ms