Bugün - 20 Ocak 2018 Cumartesi
Tekirdağ 13°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Köşe Yazıları SARAY ÇERKEZKÖY TEKİRDAĞ ÇORLU KAPAKLI ULUSAL HABERLER SAĞLIK SPOR 
 
Yazar Detayları

Sevilay İLTER

Sevilay İLTER - “BİR GÜN”

“BİR GÜN”
Yazı Tarihi: 15 Eylül 2017 Cuma

Gece... Ya da gecenin bir yarısı… Vaktin senin için bir anlamı veya öneminin olmadığı karanlık bir zaman kısaca.

Yeni farkına varmışsındır. Aslında hep biliyorsundur ama kanmak istemişsindir.

“Belki” demişsindir, “o gün, belki bugündür.”

Ama değildir, o “bir gün” e olan umudun iyicene çürümeye başlamıştır, senelerdir hep aynı yerde tuttuğun.

Gece ya da gecenin bir yarısı, tam da o “bir gün” umudunu alıp çöpe atmaya kararlıyken, sana o umudu veren kişiyi ararsın. Çalışma saatinin en yoğun yerinde yine de cevap verir telefona çünkü o saatte arıyorsan kötü bir zaman olduğunu bilir.

“Bodur nasılsın?”dır, ilk sözü. “Alo”ları, “efendim”leri kaldıralı uzun yıllar olmuştur çünkü. Boş kelimeler… İyi olmadığını biliyordur, o telefonu etmişsen iyi olamayacağını biliyordur. Umudunu, her ne için olursa olsun, kaybettiğini, kendin de kaybolmadan önce tanıdık bir ses duymak istediğini biliyordur.

“Bana yalan söylemiş! Bu da yalan söylemiş! Niye herkes bana yalan söylüyor ve onlara güvenmemi bekliyor? Ne yaptım ben onlara?”

O kadar alışmıştır ki bunlara, insanlarla ilgili her hayalkırıklığı yaşadığında sanki yeni dünyaya gelmiş bir bebek gibi isyan etmene alışmıştır senelerdir. O hayalkırıklığını onarması gerektiğini biliyordur seni kaybetmeden önce.

Çünkü seneler önce seni “bir kez” kaybetmiştir, sadece bir kez ama hala acı veren “bir kez”. O “bir kez”in seni nasıl değiştirdiğini, nasıl uzaklaştırdığını ve o “bir kez” yüzünden yapmaman gereken “kötü” şeyleri nasıl yapabileceğini, sonrasında bundan ne kadar pişman olacağını bilmene rağmen yapmaktan vazgeçmeyeceğini, kan dökmeye kadar varacağını biliyordur. “Kötü kadın” olmanın senin için ne kadar kolay olduğunu biliyordur. O “bir kez”i hala her gülüşünde, kırık ve biraz buruk, görmekte ve duymaktadır.

Sen kendini “bir kez” kaybetmişsindir. Ama o, o “bir kez”i hala yaşıyordur, bütün hayatınız boyunca yaşayacaktır. Aynen senin gibi, senin kadar…

“Hiç, başkalarının sevmediği gibi sevdin onları. Tatlı bir sevgi değil, hatta zor bir sevgi ama sevdin onları. Belki sadece sevmek istemiştir.”

İçinden sana bu hayalkırıklığını yaşatana sövmeye başlamıştır bile. Değmeyecek biri olduğunu biliyordur, senin de bildiğini biliyordur ama işte. Olan olmuştur.

“Bu sevgi değil!”

Senin sevgi tanımını ezberlemiştir adı gibi, güven olmalıdır, bu güven ise o “beni aldatmaz” güveni değildir. Belki seni aldatsa bu kadar hayalkırıklığına uğramayacaksındır. Seni o sevgiye muhtaç hale getirenlere bir kez daha söver.

“Bu da onların sevgisi.”

Senin ağlamamak için derin nefes aldığını duyuyordur telefonda, yine de devam eder, “Neden bu kadar önemli oldu senin için? Nesi vardı farklı?” “Önemli değil, hala değil. Sadece keşke bana yalan söylemeseydi, keşke biraz saygısı olsaydı! Derdim bu, yalan söylemesi. Bana niye insanlara iyi davranmam gerektiğini tekrar söyle...”

Sesinin yalvaran tonunu duyunca yine küfreder, okkalı küfürlerden. Ama seni kendine yaklaştırır o küfür çünkü tanıdıktır. O öfke, o kızgınlık tanıdıktır, samimidir, gerçektir. Senin için üzüldüğünü hatta sana o an acıdığını biliyorsundur. Sana söylenen yalan gibi değil, gerçektir o.

“Kendin için iyi davranman lazım, yoksa yine sadece kendin üzülürsün öyle davrandığın için”

“Ama haketmiyorlar!”

“Her insan hakeder.”

Konuşmanın nereye varacağını anlamıştır artık, senelerdir tekrarlanan aynı senaryodur çünkü. Kızgın olduğun, sinirlendiğin kişinin sana şu an yalan söyleyen kişi olmadığını ilk cümlenden anlamıştır. Kızgın olduğun o’dur. Bütün hırçınlığınla kanatmak istediğin, yaralamak istediğin o’dur.

“Bu durumda sadece ben haketmiyorum iyi davranılmayı, herkes bana istediği gibi davranabilir ama ben onlara hep şans vermek zorundayım, KENDİM İÇİN! Onlar bana kötü davrandığında bile ben onları affetmeliyim yoksa yine kendim üzülürüm, yoksa yine kendim kaybederim! Neden hep ben kaybediyorum? Birkez bile...”

Sen nefes alırken o son vuruşu bekler çünkü söyleyeceklerinin sana bir etkisi olmayacağını yıllardan beri biliyordur, sessiz kalır.

“Bana neden seneler önce yalan söylediğini tekrar anlat, bana seni neden affettiğimi tekrar anlat. Neden sana delice ihtiyacım olduğunda geri dönemediğini anlat, bana neden hep uzakta olmak zorunda olduğunu anlat. Bana bunları tekrar tekrar anlat çünkü ben artık yoruldum. Söylediğin o ilk ve büyük yalana neden inanmam gerektiğini bilemiyorum. Neden beklediğimi bilmiyorum!”

 
İletişim E-Posta: sevilayaygor01@hotmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 486
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
“BİR GÜN”
KÖRDÜĞÜM
Nasıl Bir Veda…
Havada Şiir Kokusu Yüreğimde Sen
Hiç Yokken Bile Herkesten Çoksun
SAHİ YORULMADIN MI?
YARA BANDI
Doğum Günün Kutlu Olsun Baba
HAYAT İŞTE
Gülümse Hayata
Sevebilmek İnsanı
Diğer Yazarlar

Medya Paylaşımları
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
SENİ DUYMAK
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
MERAKSIZ
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
Sarı Öküz Hikayesi!
Resmi İlan

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Tekin Sönmez
Sarı Öküz Hikayesi!
Değerli okuyucularım, Aslanla-Öküz 'sava...
Naci AKAY
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
17-25 Aralık yolsuzluğuna bulaşan eski Bakan Erdoğ...
Nazmi METİN
Medya Paylaşımları
Düşüncelerinde ve görüşlerinde...
Mehmet Demirbaş
SENİ DUYMAK
SENİ DUYMAK . Sensizliğin sesi Kulaklarımı sağ...
Mustafa Aydın
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
‘Uluslararası’ ‘en güzel&rs...
Sevilay İLTER
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
Çocukluğum , hep aynı yıldızlar altında ge&...
Hasan Hüseyin YALVAÇ
MERAKSIZ
‘Meraklı Melahat’ diye sık kullandığım...
Cevdet Aktaş
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
         ...
Hava Durumu ( Tekirdağ )
Bugün
5°°C - 13°°C
Pazar
7°°C - 10°°C
Pazartesi
6°°C - 8°°C
Salı
-1°°C - 3°°C
Namaz Vakitleri ( Tekirdağ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:5208:2313:2815:5618:2019:44

20 Ocak 2018 Cumartesi
Röportajlar
Yüksel; “İş Bilmezliğin Örneği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi”
Cüneyt Yüksel ve Özkan Yaman’ın cevapları şu şekilde; Saray’a ziyaretinizin sebebi nedir? Bugün ilçemizde teşkilatlarım...
»
»
»
Tarihte Bugün
1639 - Sultan Birinci Mustafa Han'ın vefatı
1895 - Dar'ul-aceze'nin kuruluşu
1993 -  Bill Clinton, ABD Başkanlık Görevini Resmen Devraldı.
630 -  Peygamberimizin Mekke'yi Zaptı.
1921 -  İlk Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun(ANAYASA)Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce Kabul Edilmesi.
1895 -  Darülaceze'nin Kuruluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Kuvvetini mazluma karşı değil, zalime karşı kullan?
(Hacı Bektaşı Veli)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(148 Online) 0,88ms