Bugün - 20 Ocak 2018 Cumartesi
Tekirdağ 13°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Köşe Yazıları SARAY ÇERKEZKÖY TEKİRDAĞ ÇORLU KAPAKLI ULUSAL HABERLER SAĞLIK SPOR 
 
Yazar Detayları

Sevilay İLTER

Sevilay İLTER - Doğum Günün Kutlu Olsun Baba

Doğum Günün Kutlu Olsun Baba
Yazı Tarihi: 02 Mayıs 2017 Salı

Değerli okuyucularım, bugün bana yüreğini açan bir dostumun yazısını paylaşacağım sizinle. O kadar güzel ifade etmiş ki, baba hasretini ve hayattayken henüz dokunabiliyorken her fırsatı değerlendirip doyasıya yaşamak gerektiğini. Ben hep kıskanmışımdır aslında. Aile kavramına sahip olmanın ayrıcalığını yaşayamadığımdan sanırım. Belki de babam bu hayattan geçerken bana ayak izlerini bırakmadığından. Bilmiyorum, lafı da uzatmayıp arkadaşımın yüreğinden geçenleri satırlara döktüğü (belli ki gözyaşlarının da hislerle birlikte satırlara döküldüğü) yazıyı aynen paylaşıyorum.

 

Doğum günün kutlu olsun baba…

Dün gece geldin yine aklıma...

Gözlerim doldu durdu yokluğunda...

 

“Ne zaman Baba kelimesini duysam içim cız eder... Bunun iki nedeni vardır. Birisi canımdan çok sevdiğim babamın hayatta olmaması, diğeri ise babalık duygusu nedir yaşayamamış olmam. O yüzden baba kelimesi her insandan farklı çağrışımlar uyandırır bende. Hem gururu, hem üzüntüyü bir arada yaşatır bana. Gurur, kimsenin sahip olamayacağı  yüreği sevgi dolu, merhamet sahibi bir babaya sahip olmuş olmam. Üzüntü, onu kaybetmiş, onun yaptığı gibi babalık yapamamış, o duyguyu yaşayamamış olmam... Dünyaya bir daha gelsem aynı babaya sahip olmak, aynı yoksulluğu çekmek, aynı baba sevgisini yaşamak isterdim.

Hayatımda tek bir farklılık isterdim. O da babamın bana yaşattığı sevgiyi, bana öğrettiklerini  çocuğuma öğretmek... Babalık nasıl yapılır bilmiyorum, babam gibi olabilir miydim onu da bilmiyorum. Ama çocuğum olsaydı babam gibi olmak için elimden geleni yapardım. Bana bıraktığı ayak izleri gibi çocuğuma ayak izleri bırakmak, benim yaşadığım sevgiyi ben de çocuğuma yaşatmak isterdim...

İnsanoğlu isteyip duruyoruz. İstemekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Olmayınca da kısmet değilmiş deyip, kendimizi teselli etmeye çalışıyoruz. Sensiz kalmamı da “bundan sonrası kısmet değilmiş” diye teselli etmeye çalışıyorum. Başarılı olabiliyor muyum? Dürüst olmak gerekirse hayır. Sadece güçlü olmaya, yokluğunda açılan yarayı kimseye göstermemeye çalışıyorum. Biliyorum ki düşersem beni kucaklayacak bir baba yok ardımda... O yüzden güçlü durmaya öğrettiklerinle karşılaştığım güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışıyorum. Çok özlüyorum seni baba. Özledikçe de süzülen göz yaşlarımı içime akıtıyor, ara ara da hayatın “gelmişine geçmişine” diyorum. Yokluğunda hayatta tutunacak hiçbir dalım olmadığı için böyle yapıyorum belki de...

Şimdi hayatta olsan “Oğlum yalnız mısın? Annen, kardeşlerin, emmin, dayın var.” diye sayardın. Biliyorum hepsi var da hiç biri sen gibi değil. Hiç biri senin yerini doldurmuyor. Belki benim  de onlar gibi sıcak bir yuvam çoluk-çocuğum olsaydı, başka türlü bakardım hayata. Belki yaşamaktan zevk alır, hayat amacımı ayrı tutardım. Önceliklerim başka olur, ona göre hareket ederdim. Belki de bu yüzden yerini kimse tutmuyor. Belki de her şey için geç kaldığımdan, seni herkesten çok özlüyorum... Kim bilir... Senin haricinde bir mutluluk yaşasaydım, evlat tadını tatsaydım farklı bakardım belki de...

Benim sorunum belli yalnızlık, özlem... Peki benim sahip olamadıklarıma sahip olup ta sorun yaşayanlar. Babası başında olup anlaşamayan, evlat sahibi olup babalık yapmayanlar. Onların sorunu ne? Ne zaman farkına varacaklar birbirlerinin değerine? Kaybedince mi? Kaybedince de varamayacaklar. Sadece pişmanlık yaşayacak, için için tüketecekler kendilerini. Ah yanımda olsaydı diyecek ama yanında bulamayacaklar. İmkanları varken birbirlerini sevmedikleri, birbirlerine sarılıp öpmedikleri için çok pişman olacaklar. O pişmanlıkla da bu dünyadan göçüp gidecekler... 

              

Dün gece yine babam geldi aklıma...

Gözlerim doldu durdu yokluğunda... 

 

Pişmanlıktan mı? Hayır. Yaşadığım güzel günler, biriktirdiğim güzel hatıralardan dolayı. İyi ki doya doya sevmiş, doya doya sarılıp her fırsatta öpmüşüm. İyi ki onun oğlu olmuşum...

 

Vakit kaybetmeden sarılın birbirinize, sevginizi çocuğunuza gösterin ve onlara güzel ayak izleri bırakın...”  diye yazmış arkadaşım. Belli ki güzel anılar biriktirmiş babasıyla hayattayken. Şimdi yokluğunda hasretini kalabalıkların içinde nasılda yapayalnız olduğunu anlatmış babasına dertleşir gibi, ne kadar da güzel değil mi?

 

Bazı kişilerin değeri yokluğunda anlaşılır derler hep. Gerçekte de öyle midir? Peki ya hiç olmadıysa. Baba kelimesi ilkokulda, harfleri öğrendiğinde yazabildiğin ilk kelime iken o heyecanı paylaşacağın kimse yoksa ve en acısı da sadece bir kelimeden, dört harften başka bir şey ifade etmiyorsa artık ne yapılabilir ki…

 

 

 

 

 

Ne gelecek kandırır, ne de dağlar dün bizi,

Dünden de beter etti, her gelen gün bizi.

Hesabında değiliz, bundan sonra gelenin,

Felek etmiş dünyadan, sonsuza sürgün bizi…

                                                                 

 

 
İletişim E-Posta: sevilayaygor01@hotmail.com - Telefon: Okunma Sayısı: 252
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
“BİR GÜN”
KÖRDÜĞÜM
Nasıl Bir Veda…
Havada Şiir Kokusu Yüreğimde Sen
Hiç Yokken Bile Herkesten Çoksun
SAHİ YORULMADIN MI?
YARA BANDI
Doğum Günün Kutlu Olsun Baba
HAYAT İŞTE
Gülümse Hayata
Sevebilmek İnsanı
Diğer Yazarlar

Medya Paylaşımları
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
SENİ DUYMAK
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
MERAKSIZ
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
Sarı Öküz Hikayesi!
Resmi İlan

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Tekin Sönmez
Sarı Öküz Hikayesi!
Değerli okuyucularım, Aslanla-Öküz 'sava...
Naci AKAY
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
17-25 Aralık yolsuzluğuna bulaşan eski Bakan Erdoğ...
Nazmi METİN
Medya Paylaşımları
Düşüncelerinde ve görüşlerinde...
Mehmet Demirbaş
SENİ DUYMAK
SENİ DUYMAK . Sensizliğin sesi Kulaklarımı sağ...
Mustafa Aydın
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
‘Uluslararası’ ‘en güzel&rs...
Sevilay İLTER
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
Çocukluğum , hep aynı yıldızlar altında ge&...
Hasan Hüseyin YALVAÇ
MERAKSIZ
‘Meraklı Melahat’ diye sık kullandığım...
Cevdet Aktaş
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
         ...
Hava Durumu ( Tekirdağ )
Bugün
5°°C - 13°°C
Pazar
7°°C - 10°°C
Pazartesi
6°°C - 8°°C
Salı
-1°°C - 3°°C
Namaz Vakitleri ( Tekirdağ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:5208:2313:2815:5618:2019:44

20 Ocak 2018 Cumartesi
Röportajlar
Yüksel; “İş Bilmezliğin Örneği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi”
Cüneyt Yüksel ve Özkan Yaman’ın cevapları şu şekilde; Saray’a ziyaretinizin sebebi nedir? Bugün ilçemizde teşkilatlarım...
»
»
»
Tarihte Bugün
1639 - Sultan Birinci Mustafa Han'ın vefatı
1895 - Dar'ul-aceze'nin kuruluşu
1993 -  Bill Clinton, ABD Başkanlık Görevini Resmen Devraldı.
630 -  Peygamberimizin Mekke'yi Zaptı.
1921 -  İlk Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun(ANAYASA)Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce Kabul Edilmesi.
1895 -  Darülaceze'nin Kuruluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı temizler?
(Mevlana)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(136 Online) 0,89ms