Bugün - 20 Ocak 2018 Cumartesi
Tekirdağ 13°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Köşe Yazıları SARAY ÇERKEZKÖY TEKİRDAĞ ÇORLU KAPAKLI ULUSAL HABERLER SAĞLIK SPOR 
 
Yazar Detayları

Hasan Hüseyin YALVAÇ

Hasan Hüseyin YALVAÇ - DOĞAN KUBAN, LAO TZU ve KARINCA COŞKUSU

DOĞAN KUBAN, LAO TZU ve KARINCA COŞKUSU
Yazı Tarihi: 06 Mart 2017 Pazartesi

Zaman buldukça Sevim Hamdi Alp ağabeyle, ilçemizin merkezindeki parkta buluşur, günün olaylarını ya da sanatsal kimi şeyleri, doğaçlama akışı içerisinde paylaşır, çevremizi saran karanlıktan kısmen de olsa kurtulmaya çalışırız. Böyle günlerin birinde konuşma kapımızı, ülkemiz aydınlanmasının önemli adlarından biri olan Doğan Kuban çaldı.  Sevim Abi, yanında getirdiği Doğan Kuban’ın yorumsal çevirisi olan  Lao Tzu’ya ait ‘Tao Yolu Öğretisi’ adlı kitabı masaya koydu.başladık konuşmaya…

Aslında Doğu’nun mitolojisi her zaman insanlık tarihine ışık tutmuştur. Ne var ki, emperyalizmin Batı’da oluşan kimliği kendine tarih ve dolayısıyla kök ararken, birçok müdahalelerle, ya olayları çarpıtmış ya da  Doğu Mitolojisi’nden çalmalar yaparak kendine tarih yaratmaya girişmiştir. Özellikle Mısır’a, Mezopotamya’ya dönük çalışmalar iyi incelenmelidir. Doğu Mitolojisi’nin bence en temel paydası, yaşamın algılanması ve insanın burada olması gereken kimliğidir. Burada dikkat edilmesi gereken günümüzden üç-beş bin yıl gerilere gitmemizdir. Ki üretimin  tarihi Göbeklitepe bulgularıyla en fazla 12 bin yıla dayanmaktadır. Bu Doğu öğretilerinin kimliği ister  Konfüçyüs gibi insan, hak, bilgi ve töre/törensel yaşam dörtlemesinin öncülüğünde dünyayı değiştirmeyi düşünsün; isterse Tao öğretisinde olduğu gibi  doğanın güocü başat gösterilsin. Hiçbiri yaşamın gerçeğinden kopuk değildir, mutlaka bir yerlerden yaşama tutunmuştur. Aristokrat bir öğütler bütünlüğünde olan Taoculuk ile Batılı anlayışa daha yakın olan Konfüçyüs öğretisi sonuç olarak, bilinmezliklere yol almaz, bilinir olan somutu çözmeye çalışırlar. İnsan örgülenmesi ve doğa örgütlenmesi her iki düşüncenin çelişen yanı olarak değerlendirilebilinir.

Tabi konuşmalarımızın doğaçlama olması nedeniyle sorular yanıtlar ve yanıtlardan yeni sorularla süren bir diyalektikle konularımız genişler. Dünyadaki tüm yanlışları düşünüyoruz birden ve karşımıza insan çıkıyor. Allah Allah diyoruz, şikayetçi olan da insan, suçlu olan da insan. Kimlerle uğraşıyoruz, kimler bizimle uğraşıyor. Yanıtın genel tanımı insan ama heme sorular çoğalmaya başlıyor. Neden bir türlü mutlu olamıyor kimi insanlar? Neden yağmur gülümsetmiyor kimilerini? Niçin kimilerinin ruhunu canlandırmıyor açan çiçekler? Ayağımıza sürtünen bir kedi mutlu olurken, neden kimilerimiz cinleniyor? Ve hatta öylesine öteye gidiyor ki yavru kediyi bile tekmeliyor. Acaba hayvanlıktan çıkma sürecimiz tamamlanmadı mı? Yoksa aslında eskidenr beri aynı yerdeyiz de, hayvanlar sınıfındaki adımız, kandırmaca olsun diye mi insan?

Yeniden Tao öğretisine dönelim: “Bilen (çok) konuşmaz. (Çok) konuşan bilmez.” Şeklinde bir saptama var. Oradan hareket ederek bir yığın soru sorulabilir değil mi? Bilenin çok konuşmasından neden zarar gelsin? Konuşa konuşa bilmeyenlere bir şeyler öğretemez mi? Konuşma zamanını artırdıkça, gevezelerin konuşma zamınını azaltmaz mı? Çoık konuşanın bilezliği nereden kaynaklanıyor acaba? Bilen insanın çok konuşması gerektiğini söylersek, bu ikinci saptama boşluğa düşmez mi?  Çok konuşan insan bir birini tutmayan bildiklerini dökerek ancak çok konuşabilir mi demeliyiz?

Çaylarımızı ya da ıhlamurlarımızı içerken soruların ardı arkası kesilmiyor. Çok konuşurken bilgilerimizi çoğaltıyor, çoğalan bilgilerle de çok konuşmayı sürdürüyoruz. Şimid böyle düşüne düşüne, sora yanıtlaya, sora yanıtlaya hangi felsefenin temellerini atıyoruz acaba? Yoksa mevcut olan felsefeleri mi harmanlıyoruz?

Gecenin ayak sesleri gelirken kalkıyoruz. Geceninz koynuna mı yürüyoruz yoksa gece bizim konumuza mı koşuyor. Gülüyoruz bu düşünce yağmurları altından ve iyi geceler diliyoruz bir birimize. Birden, karanlığın giremediği bir aydınlıkta,  karıncaların üretme coşkusu takılıyor gözlerimize. Doğan Kuban, Lao Tzu ve karıncaların coşkusunu  koyup cebimize adımlarımızı hızlandırıyoruz.

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 255
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

MERAKSIZ
TORUNLARIM İZLEM VE DERİNSU’YA
ŞİİRİN DİLİYLE*
ÖLÜME ÇALIM ATMAK
ÇOCUKLARIN GÜZELLİĞİ VE 23 NİSAN’I ANLAMAK
KAPIYI AÇIK BIRAKMAK
KAYGI*
YOLCULUĞUMUZ SÜRÜYOR
CEMAL AYDIN KARDEŞ
GECE SAYIKLAMALARI
YAŞAMAK, SEVMEK VE YAZMAK
DOĞA YOLCULUĞUMUZ SÜRÜYOR
YOLLARIMIZ AYRILDI
ÜZÜMÜN SEVİNCİ
BÜYÜK BİR SEVDADIR DOĞA
AĞAÇLAR ÇİÇEK AÇTI
ÖLÜM Esma Analp’in anısına saygıyla
CEHALETİN BİNDİĞİ ATLAR
ŞİİR IRMAĞI*
METİN AYBEK’E NOTLAR
GECENİN YALNIZLIĞI
“O ESKİ BİR IRK”
O GÖZLER
YAŞAMAK
YENİDEN KOYULDUK YOLA
DOĞAN KUBAN, LAO TZU ve KARINCA COŞKUSU
İYİ EYLEM, ÇOK KÖTÜ BİR ÇALIŞMA
İSFENDİYAR ERZİK- HAYRETTİN BULUT –AHMET AZİZ VE ÖLÜM
‘SÖZLÜK OKUMAK’
“SÖZ MİLLETİNDİR”
HAYIR
İSTANBUL’A GİTMEK ZORUNLULUĞU
EDEBİYATTA MÜCADELE
KOMÜNİSTLER MOSKOVAYA!!!!
ATATÜRK’TEN SONRA
MUSTAFA ÖNEŞ
SARAY GELİŞİYOR-MU?
ESKİ OKUL
“ÇİÇEKLİ FİL” “Hakan Sürsal’a”
BAHÇEKÖY YOLCUSU KALMASIN “Yusuf Orhan’a”
YALNIZ ADAM “Metin Aybek’e”
MEZARLIK ZİYARETİ
YOL ARKADAŞI /YOLDAŞ
NECATİ ALBAY
MUHALİF
KÜLTÜRLÜ HIRSIZ
ADAMIN BİRİ
BAŞLARKEN
Diğer Yazarlar

Medya Paylaşımları
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
SENİ DUYMAK
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
MERAKSIZ
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
Sarı Öküz Hikayesi!
Resmi İlan

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Tekin Sönmez
Sarı Öküz Hikayesi!
Değerli okuyucularım, Aslanla-Öküz 'sava...
Naci AKAY
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
17-25 Aralık yolsuzluğuna bulaşan eski Bakan Erdoğ...
Nazmi METİN
Medya Paylaşımları
Düşüncelerinde ve görüşlerinde...
Mehmet Demirbaş
SENİ DUYMAK
SENİ DUYMAK . Sensizliğin sesi Kulaklarımı sağ...
Mustafa Aydın
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
‘Uluslararası’ ‘en güzel&rs...
Sevilay İLTER
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
Çocukluğum , hep aynı yıldızlar altında ge&...
Hasan Hüseyin YALVAÇ
MERAKSIZ
‘Meraklı Melahat’ diye sık kullandığım...
Cevdet Aktaş
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
         ...
Hava Durumu ( Tekirdağ )
Bugün
5°°C - 13°°C
Pazar
7°°C - 10°°C
Pazartesi
6°°C - 8°°C
Salı
-1°°C - 3°°C
Namaz Vakitleri ( Tekirdağ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:5208:2313:2815:5618:2019:44

20 Ocak 2018 Cumartesi
Röportajlar
Yüksel; “İş Bilmezliğin Örneği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi”
Cüneyt Yüksel ve Özkan Yaman’ın cevapları şu şekilde; Saray’a ziyaretinizin sebebi nedir? Bugün ilçemizde teşkilatlarım...
»
»
»
Tarihte Bugün
1639 - Sultan Birinci Mustafa Han'ın vefatı
1895 - Dar'ul-aceze'nin kuruluşu
1993 -  Bill Clinton, ABD Başkanlık Görevini Resmen Devraldı.
630 -  Peygamberimizin Mekke'yi Zaptı.
1921 -  İlk Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun(ANAYASA)Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce Kabul Edilmesi.
1895 -  Darülaceze'nin Kuruluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır.
(Mevlana)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(124 Online) 0,55ms