Adam, “Ağır hastayım.” deyip, sızlanıyor. Doktorsa, “Hiçbir şeyin yok” diyor. Canı burnuna gelen adam nezaketini bozmadan haykırıyor. “Doktor! Desene, bu dünyadan sapasağlam göçüyorum.”
30 yıl önce başlayan PKK terörü, liderinin yakalanıp yargılanması ve hüküm giymesinden sonra bitme noktasına gelmişti.
O kadar ki, idama mahkum edilen Bölücübaşı’nı saran “ölüm korkusu”, örgütü de ürkütmüş ve olaylar bıçak gibi kesilmişti.
İlk hata, mahkemenin kararının infaz edilmemesiyle yapıldı. Bu erteleme, daha sonra idam cezasının kaldırılmasıyla, bölücü örgüt için adeta taçlandı.
Bu hatayı yapanların maksadı, Avrupa Birliği’ne girmekti. Çünkü, onlar için ülkenin bölünmesi, parçalanması ve terörün devam etmesi, Avrupa Birliği’ne girmek kadar önemli değildi.
Bunu yapan Bülent Ecevit-Devlet Bahçeli-Mesut Yılmaz ortaklığı, bu güzel ülkeyi böylece ateş çemberinin içine atmaktan hiç çekinmediler.
AKP İKTİDARI, BU KARARA BALIKLAMA ATLADI
Yaptıkları bu hatadan kısa süre sonra pes eden bu ortaklık, iktidarı altın tepsi içinde yeni kurulan AKP’ye sununca, yeni iktidar bu karara balıklama atladı.
Onlar da, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesinin “hayal” olduğunu çok iyi biliyorlardı, ama girecekmiş gibi yapıp milleti oyalamak, işlerine geliyordu.
Üstelik, Avrupa Birliği’ne giren ya da girmek isteyen ülkelerde “Askeri vesayet” olamazdı. “Askeri darbe” ise hiç yapılamazdı.
AKP iktidarının istediği de, zaten buydu. Onlar, Birliğin bu şartını kullanıp askeri vesayeti kaldırmaktan başka, yüzlerce subayı da aynı maksatla içeri tıktılar ve Ordu’yu adeta savunmasız ve güçsüz bıraktılar,
BU DURUM, TERÖRÜ AZDIRDI
Ordu’nun gücünün kırıldığını gören terör örgütü saldırıya geçti ve bunun dozunu artırarak, iktidarı dize getirmeyi başardı.
Doğu ve Güneydoğu’dan gelen asker ve polislere ait şehit cenazeleri, halkın üzerinde de büyük bir korku ve panik yarattı. Çünkü, bu acımasız terörün bitirilmesi için iktidar savaşmak yerine, teröristlerle anlaşmayı tercih etti ve taviz üstüne taviz verdi.
GELİNEN SON DURUM, ÇOK KÖTÜ
İktidarın başlattığı çözüm süreci, giderek bir teslimiyet sürecine dönüşünce, örgüt lideri istediklerinin hemen tamamını bir bir aldı.
Örgütün Meclisteki siyasi temsilcileri de bu devletten ballı maaşlarını alırken, bütün güçleriyle teröre ve bölünmeye destek verdiler. Bunu yaparken, sık sık “Özgürlük istiyoruz, bağımsızlık istiyoruz.” demekten geri kalmadılar.
Özgürlük ve bağımsızlık hariç, hemen bütün istediklerini aldılar ve almaya devam ediyorlar. Sıra şimdi bağımsızlığa geldi.
AMERİKA VE İSRAİL, SON NOKTAYI KOYUYOR!
Geçen hafta, Amerika Dışişleri Bakanı’nın yanında bir açıklama yapan İsrail Dışişleri Bakanı, “Ortadoğu’da kurulacak bir Kürt Devleti’nin tanımaya hazırız.” dedi. Amerikan Dışişleri Bakanı da, duruşuyla bunu onayladı.
Filvaki, İsrail Cumhurbaşkanı da, daha önce aynı sözleri söylemişti.
Bunların söylendiği sırada, Amerikanın başına taç ettiği Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi lideri Barzani de, “Kürtlerin artık bağımsız bir devlet kurma zamanı geldi.” diyerek, böylece üç kol çengi oynatıp ağızlarındaki baklayı çıkardılar.
Siz buna, “Son noktayı koydular.” da diyebilirsiniz.
SON NOKTAYI, GALİBA TÜRKİYE KOYACAK
İktidar şimdi, bölücü örgütle beraber yürüttüğü çözüm sürecini yasal zemine oturtmak için, yeni bir yasa taslağı hazırladı. Taslak, Anayasa Komisyonu’na sevk edildi bile.
Paket taslağa göre, bu süreçte görev alan devlet görevlilerine daha sonra hiçbir sorgulama yapılmayacak ve ceza verilemeyecek.
12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren ve arkadaşları da, aynı hükmü üstelik Anayasa’ya koydurdular, ancak 32 yıl sonra müebbet hapse mahkum edildiler.
Taslağa göre ayrıca; silah bırakan teröristlere her türlü devlet yardımı yapılacak. Bakanlar Kurulu, bu konuda oturup her türlü kararı alabilecek. Bölücübaşı ile Bakanlar dahil, görev verilen herkes görüşebilecek. PKK’nın yurtiçi ve dışındaki bütün yetkilileriyle görüşülebilecek ve verilen görevleri yerine getirenlere hiçbir şekilde dokunulamayacak.
İKTİDAR, BÖLÜNMEYİ CİDDİYE ALMIYOR !
İktidar, olup bitenlere tam bir umursamazlık içinde. Hele, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için, her türlü tavizi vermeye hazır.
Dış güçler de, artık ağızlarındaki baklayı çıkardılar. Türkiye bölünüyor ve Ortadoğu’da bir Kürt Devleti kuruluyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz, bu devlete katılmak isteniyor. Bölücü örgütün tek hedefi bu.
Avrupa ve Amerika’daki bir çok okullardaki Türkiye Haritası’nda, ülkemiz bölünmüş olarak ve Kürt Devleti kağıt üstünde kurulmuş olarak gösteriliyor.
Sapasağlamdık, hiçbir derdimiz yoktu. Lideri yakalanmış ve estirdiği terör sona ermek üzereydi. Fırsatı kaçırdık!
Buna rağmen, iktidar hala, “Sapasağlamız.” diyor.
Değerli okuyucularım; Desenize, sapasağlam ölüme gidiyoruz.