Haber Detayı
05 Ekim 2009 - Pazartesi 17:18 Bu haber 2349 kez okundu
 
Türkiye hedef haline getirildi
ULUSAL HABERLER Haberi


Türkiye hedef haline getirildi
Ceviz Kabuğu’nda Türkiye’nin sıcak gündemi masaya yatırıldı. Programda, ABD’nin Irak’tan çekilmesi ile Başbakan Erdoğan’ın bir türlü ne olduğunu açıklamadığı sözde “Kürt açılımı”tartışıldı



Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun ART’de canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu Programının bu haftaki konukları 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Taraf Gazetesi Yazarı Rasim Ozan Kütahyalı ve İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin idi. İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı Gültekin, Amerika’nın Türkiye’yi bir numaralı hedef haline getirdiğini söyledi. Gültekin, “ABD, Irak’tan çekilmeye başladı. Orada bir şey yapamayacağının farkına vardı ve Türkiye’yi ulaşılması gereken yeni hedefi olarak belirledi” diye konuştu. Cevizoğlu’nun “Irak’tan çıkan ABD Türkiye’ye mi giriyor?” sorusuna ise, “Evet” karşılığını verdi.


ABD sonuç istiyor
“Amerika, Kuzey Irak’ı Türkiye’nin himayesine katarak bölgede çıkacak Arap-Kürt çatışmasını önlemek istiyor” diyen Gültekin değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Dünyanın en stratejik bölgesi Irak işgal edildi. Sonrasında İran ve Suriye hedefe alındı. Ama Amerika İran’a saldırmayı göze alamadı. Bunun üzerine 2005 yılından bu yana ABD’nin birinci hedefi değişti. Türkiye, sonuç alınması gereken bir ülke oldu Amerika için. Bunun yüzden de Türkiye’nin önüne Ermeni ve Kürt açılımlarını koydular. Her ne kadar örgütsüz de olsa hiçbir millet geçmişini unutmaz. Irak’ta her 20 kişiden biri öldü. Şimdi bu çatışmaları önlemek için Kuzey Irak’ı Türkiye’ye katarak bölgedeki çatışmalarda Türkiye’nin gücünü kullanmak istiyorlar.” Gültekin’in bu değerlendirmeleri üzerine Hulki Cevizoğlu, “Peki, Amerika bunu daha süslü bir biçimde, mesela ’siz zaten bu bölgeyi istiyordunuz. Alın biz veriyoruz’diyerek vermek yerine neden terör yaparak, terörü destekleyerek kabul ettirmeye çalışıyor” sorusunu yöneltti. Gültekin, Amerika’nın bunu daha önce denediğini ancak başta ordu olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin karşı çıktığını söyledi:


Atatürkçü duruş bu oyunu bozar
“Türkiye’de büyük bir toplumsal değişim olmadan açılımın kabul ettirilmesi zordur. Bu yüzden bir Kürt-Türk çatışması yaratmaya çalışıyorlar. İnsanları bir arada yaşayamayacaklarına inandırmaya çalışıyorlar. ’Yaşayamayacaksak ayrılalım’dedirtmek istiyorlar. Bu çatışma üzerinden de etnik bir yeniden yapılandırma planlıyorlar. Amerika’nın amacı Türkiye’de mevzi kazanmak. İsrail’i yaptığı gibi Türkiye’yi de kendine jandarma yapmak istiyor. Türkiye, emperyalizmin hedefinde mazlum bir ülke. Kürdümüzü emperyalizme kaptırmamak gerekir. Sözde Kürt açılımı, Türkiye’nin yeniden etnik yapılandırılmasıdır. Başbakan ortaya düşmüş, Kürtlerin temsilcisi kim diye muhatap arayışında.”
Gültekin, Atatürk’ün duruşunu kaybetmemiş bir toplumun bu oyunu bozacağına inandığını da sözlerine ekledi.



Hulki Cevizoğlu’nun Ceviz Kabuğu programının bu haftaki konukları 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ile İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin’di.  Canlı yayınlanan programın üçüncü konuğu ise Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı’ydı. Kütahyalı programa iki saat geç katıldı.


 


AKP tarikatlar partisi
Ceviz Kabuğu’na yaklaşık iki saatlik bir gecikme ile gece yarısı civarında katılabilen Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, yaptığı açıklamalarla özellikle izleyicilerden pek çok tepki aldı. “CHP ve MHP’nin Doğu ve Güneydoğu’da hiç oy alamaması bakımından ulusal bütünlüğün temsilcisi AKP’dir bu anlamda. Bence Türkiye’de bütünlüğü farklı kesimleri temsil etmeyi en iyi sağlayan AKP’dir. Türk etnik milliyetçiliği üzerine oynayan derin bir düşünce var. Kuşatılmışlık hissiyatı var insanlarda. Mesela benim memleketim İzmir’de 12 ay boyunca her yerde bayrak asılı.”

Bayrak asmak halkın demokratik tepkisi

Kütahyalı’nın AKP’nin ulusal bütünlüğü sağlayan parti olduğu söylemesine Bedri Gültekin karşı çıktı. Gültekin, “AKP bir tarikatlar partisidir” dedi. Ümit Özdağ da Kütahyalı’nın her yerde bayrak olmasını eleştiren sözlerine şu yanıtı verdi: “Bu, insanların elinden gelen demokratik tepkilerdir. Türk milleti büyük bir travma yaşıyor. Neden? Çünkü 1984’ten bu yana çatışma var. Ama bu çatışmaya eline silah alarak katılmıyor. “



VARLIĞIMIZ, TARİHİMİZ, GELECEĞİMİZ TEHLİKEYE ATILAMAZ

Ayağından yaralı maratoncu gibiyiz

Sözde Kürt açılımının aslında Kuzey Irak açılımı olduğunu belirten Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Bir şey
yapılmalı ama milli üniter yapı korunarak” diyor


21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın açılımlar ve son siyasi gelişmelerle Türkiye’nin ayağından yara almış maraton koşan bir sporcu konumunda olduğunu söyledi. Bir şeyler yapılması gerektiğini ancak bunun Türkiye’yi tehlikeye atmadan yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özdağ “Kürt açılımı Kuzey Irak açılımıdır” dedi. Özdağ şöyle konuştu: “Karayılan Hasan Cemal’e verdiği röportajda ’DTP bizi temsil edebilir’dedi. Bununla DTP vekalet aldı. Ama Öcalan bu vekâleti aldı DTP’den. Bu noktada süreç tıkandı. Öcalan sürece erken doğum yaptırarak iki isteğini öne sürdü. ’Bir, beni çıkaracaksınız!’dedi. İki, ’Kürt kimliği siyasi olarak kabul edilecek’ dedi. Bu iki istek DTP ve PKK’nın kırmızı çizgisi oldu. Bunu çözmeden terör çözülmez.”    
Mağduriyetler  körükleniyor
Son dönemde mağduriyetler üzerinden mazuriyetler doğdurulduğunu söyleyen Özdağ, PKK’nın Kürtler üzerinde uyguladığı psikolojik bir baskı yöntemine dikkat çekerek “PKK politikasında Kürt mağduriyeti var. Kürtlerin başına gelen her olumsuzlukta onun Kürt olmasından kaynaklandığı fikrini işledi.

Mütareke basını gibi

PKK’nın sürekli güçlendirdiği bu mağduriyet mazuriyeti doğurdu. ’Mağdurum ne yapsam mazurum’diye düşünülüyor. Bu fikir Türklerde de başladı” dedi. Medyanın sözde Kürt açılımıyla ilgili olarak halkı bilgilendirmesini isteyen Ümit Özdağ’ın önerisini ise Hulki Cevizoğlu, “Medyayı ayakta tutmak kolay değil. Bugünün basını büyük oranda 1919 basınına döndü. Aydın Doğan bile dayanamadı buna” şeklinde değerlendirince Özdağ, “3 Kasım 2002 seçimlerinin sonuçları belli olduğunda Doğan Medya’nın üst katlarında kutlamalar yapıldı. Bu bir süreçtir. Bu süreçte siyaset de, ordu da, medya da yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor” şeklinde karşılık verdi. Bunun üzerine Cevizoğlu özetle şöyle konuştu: “Ertuğrul Özkök 3 Kasım seçimlerinden sonra halkta mutsuz bir hava oluştuğunu gördüklerini, bozulan moralleri biraz düzeltmek için ” Bereket, ordu var “ gibi bir başlık atacaklarını, ama sonra vazgeçtiklerini yazdı. Hürriyet önce Çölaşan’la sonra Bekir Coşkun’la halkı oyaladı. Şimdi de Yılmaz Özdil’le oyalıyor. Atatürkçüler onu ve daha başka birkaç yazarı okumak için Hürriyet alıyor. Cumhuriyet mitinglerine milyonlarca insan katıldı. Bu insanlar hangi bilinçte? İnsanın içinde olacak bu. Magazin de, dizi de izleyin ama bilinçlenin!”



‘Taraf, operasyon gazetesi’
Programın son bölümlerine doğru, Taraf gazetesi gündeme geldi. Rasim Ozan Kütahyalı, Cevizoğlu’nun, “Orduyla ilgili haberlerde haber dili yerine hakaret üslubu var. ’İşine bak general’diye yazıyorsunuz, ama başbakana aynı tavrı göstermiyorsunuz. Uydudan çekilmiş çatışma fotoğraflarını gazeteci olarak nasıl elde ediyorsunuz? Diğer gazeteciler niçin bunlara ulaşamıyor?” diye sorunca, Kütahyalı’dan önce İP Genel Başkan Yardımcısı, “Taraf bir operasyon gazetesidir” dedi. Ozan Kütahyalı ise, “Bu haber ve fotoğrafları ordudan alıyoruz. Bize geliyor” yanıtını verdi.


ABD desteği söyleniyor
Bu açıklamaların ardından Hulki Cevizoğlu yine yapıcı bir medya eleştirisi yaptı. Büyük gazetelerde alıntı yapmak için Taraf’ın atacağı manşetleri bekleme alışkanlığının başladığını söyleyen Cevizoğlu, “Taraf’ın Amerika desteği ile çıktığı, orduya karşı bir operasyon yürüttüğü söyleniyor. O zaman bu oyuna neden alet oluyorsunuz? Yeniçağ’da ve ART’de de haber değeri olan şeyler yayınlanıyor. Taraf’taki haberlere büyük merakla atılan diğer medya biz yapınca görmezden geliyor” dedi.  


 


Gül, milleti tehdit etti
MECLİSİN açılış töreninde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün konuşmasını gizli bir tehdit olarak yorumladığını ifade eden Bedri Gültekin “’Bunu biz yapmazsak başkaları yapacak’demek bir tehdit ifadesidir. Bir cumhurbaşkanı böyle konuşamaz” dedi. Bursaspor ve Diyarbakırspor arasındaki maçta yaşanan olayların da bir provokasyon olduğu dile getiren İP Genel Başkan Yardımcısı, Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı programında Türk ve Kürt çocukların iki ayrı milletin çocukları gibi karşı karşıya getirilmesini eleştirdi. Hulki Cevizoğlu ise DTP’lilerin “mahkemeye ifade krizi” konusunda şöyle konuştu: “Yargıyı dinlemiyorlar. Yasaları takmıyorlar. Yasaları çıkaran, yasa yapıcı kurum olan TBMM’nin başkanı da onlara arka çıkıyor. Yasayı çiğneyen Meclis Başkanı... Böyle büyük skandal olabilir mi? Mahkemenin tebligatlarını Meclis Başkanı aldırmıyor, sekreter almıyor... DTP’li milletvekilleri ise ’Çifte standart istemiyoruz’diyorlar. Öyleyse git ifade ver. İfade verince tutuklanacak değilsin ki. Yargılama sürecek. Ayrıca ceza alsa ne olacak? Ceza alan PKK’lıların durumu ortada. En büyükleri yağla ve balla beslenmiyor mu? AB’nin bırakın dediği Leyla Zana hapisten salıverilmedi mi?... ’Kandil Dağı’na çıktık, sırtımızı bilmem ne dağına dayadık’diyen onlar. DTP ’PKK bizim kardeşimiz, onlara terörist diyemeyiz’diyor. Başbakan ’PKK’ya terörist demedikleri sürece onlarla görüşmem diyordu, şimdi bu hallere gelindi.”



O yazı kaldırılmamalı
AVRUPA Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammerberg’in okullarda okutulan “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünün ayrımcılığı pekiştirdiği gerekçesiyle kaldırılmasını istemesi de Ceviz Kabuğu’nda tartışıldı. Taraf Yazarı Kütahyalı, doğuda her dağa, her taşa bu sözü yazmanın ayrımcılığı kuvvetlendirdiğini iddia etti. Bunu yapmanın “Batı zaten bizim, buraya yazalım ama Doğu’nun ne olduğu belli değil” düşüncesini uyandırdığını belirten Kütahyalı, “Bu yanlış bir inatlaşmadır. Oradaki halkı PKK’ya iter” diye konuştu. Prof. Dr. Ümit Özdağ ise “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünün ırkçılıkla uzaktan yakından ilgisi olmayacağını şöyle anlattı: “Bu sözde ne söylendiği zaman ne de şimdi ırkçılık var. Etniklikten sıyrılmış medeni bir ifadedir. Avrupa ırkçılığın merkezi olduğu için ve Türkiye’ye karşı ırkçı bir yaklaşımda olduğu için bunu söylemeleri normal. Ama ben şunu düşünüyorum o yazıları görünce. Bu bir psikolojik harekât mı? Öyle ise doğru bir psikolojik harekat mı? Bence tek başına bunu yazarak psikolojik harekat olmaz. Ancak bu ifade kesinlikle kaldırılmamalı oralardan. Kaldırmak demek devletin kuruluş felsefesini kaldırmak demektir. Başbakan DTP’nin orda baskı yaparak oy aldığını söylüyor. Bir başbakan kendi oy sandığının güvenliğini sağlayamıyorsa o bölgede demokratik bir siyaset yapılmasını hiç sağlayamaz.”



kaynak : YENİÇAĞ

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Hakan Yakın
 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Tekirdağ
Az Bulutlu
Güncelleme: 15.08.2018
Bugün
21° - 30°
Perşembe
22° - 30°
Cuma
22° - 31°
Tekirdağ

Güncelleme: 15.08.2018
İmsak
04:33
Sabah
06:12
Öğle
13:22
İkindi
17:09
Akşam
20:19
Yatsı
21:49
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı