Haber Detayı
27 Aralık 2016 - Salı 19:37 Bu haber 658 kez okundu
 
Yeni Anayasa
Köşe Yazıları Haberi


1982 yılında yapılan ve halen yürürlükte olan Anayasa’mız, bugüne kadar tam 18 defa değiştirildi. Şimdi, sıra 19’ncu değişiklikte. Şimdiki değişikliğin amacı farklı. Amaç, Tayyip Erdoğan’ı tam ve tek yetkili  Başkan” yapmak.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

      Değerli okuyucularım; 12 Eylül 1980 tarihinde yapılan Askeri Darbe’yi, yaşı 40 ya da 45’in altındaki vatandaşlarımız hatırlamazlar. Başarılı olan darbe, 1961 Anayasasını değiştirip, bugünkü Anayasayı yapmış ve 1982 yılında, halka kabul ettirmişti.

       Geçen 34 yıl içinde, bu Anayasa tam 18 defa değişikliğe uğradı. Maddelerinin önemli bir kısmı değiştirildi. Bu değişikliklerin içinde gerekli ve doğru olanların yanı sıra, yanlış ve gereksiz olanlar da vardı.

    O gereksiz olanlardan biri de, şimdi 19’ncu değişiklik olarak yapılacak. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, bu değişiklikte iki temel amacı var. Birincisi, Tayyip Erdoğan’ı futboldaki “Tek Seçici” gibi, tek başına hüküm veren bir Başkan konumuna getirmek. İkincisi ise, Anayasanın ilk üç maddesini değiştirmeyi göze alıp, 4’ncü maddesini değiştirmek. Geçmişte, eski Meclis Başkanı ve Adalet Bakanı olan M. Ali Şahin’in de zaten, böyle bir teklifi vardı.

    İkinci amacını gerçekleştirmesi şimdilik mümkün olamayacağından, tek amaç kalıyor ki, o da Tayyip Bey’i Başkan yapmak. Sanki, Türkiye’de daha önce uygulanmış bir Başkanlık Sistemi varmış gibi, yine “Türk Tipi Başkan” yapmak.

    Sanki, Türkiye’de her şey “Güllük-Gülistanlık” mış gibi, Anayasayı yenilemek. Sanki, Türkiye Ortadoğu bataklığında bir savaşın içinde değilmiş gibi, bu işlerle uğraşmak.

     Başkanlığın tipi bir yana, bütün amaç Tayyip Bey’in konumunu değiştirip, onun her dediğini kanun haline getirip, onu Kral, Sultan, Hükümdar, Hünkar, Padişah, Kaan, Hakan ne derseniz deyin, tek yetkili hale getirmek.

                                                    OLAY, START ALIYOR!

      Kollar sıvanıyor ve yeni Anayasa taslağı hazırlanmaya başlıyor. Bu kapıyı açan da, yani olayı gündeme taşıyan da, AKP’nin stepnesi, krikosu ve koltuk değneği olan MHP ve onun Başkanı Devlet Bahçeli oluyor.

     Türkiye’nin bölünmesine şiddetle karşı olduğunu söyleyen ve Türk Milliyetçiliği konusunda büyük hamaset göstererek halktan oy alan Devlet Bahçeli, kendisinin Genel Başkalığı koltuğunu sağlamlaştıran AKP için, milliyetçi görüşünü de bir tarafa bırakarak AKP’ye arka çıkıyor, onunla ittifak yapıyor ve yeni Anayasa taslağının hazırlanıp, Meclise sunulmasına destek sağlıyor.

   Böylece, mürai (iki yüzlü) ve güvenilmez bir siyasetçi olduğunu, milliyetçi söylemlerinin birer gösterişten ibaret olduğunu ve samimi olmadığını, tamamen koltuğunu korumak ve siyasette kalabilmek için çabaladığını gösteriyor.

    Onun bu ikiyüzlülüğünü bir tarafa bırakıp, şimdi esas olaya dönelim. Tayyip Bey’i Başkanlığa taşıyacak olan taslak hazırlanıyor. Taslak hazırlanırken, yapılanlara karşı koyan CHP ret oyu kullansa da, ne yazık ki komisyona katılıyor. Ret oyu vermesine rağmen, böylece taslağın hazırlanmasına hukuki ve meşru bir zemin hazırlanmasına, destek vermiş gibi oluyor.

       Komisyonda, bu şekilde kabul edilen taslak, 21 maddelik değişiklik ve 316 Milletvekilinin onaylaması ile Meclis Başkanlığı’na sunuluyor.

      Taslakta çok ilginç ve çok garip maddeler var. İlk göze çarpan Milletvekili olma yaşının 18’e indirilmesi. Neredeyse, İlkokul çocuklarını da artık Vekil yapabilecekler. Tıpkı, 23 Nisanlarda Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı yaptıkları gibi.

       Medeni yasamıza göre 18 yaş reşit olma yaşı olsa da, ülkeyi yönetebilecek bir yaş ve tecrübe olgunluğu sayılamaz. Liseyi bitirip ya da terk edip 18 yaşında böyle bir görev almak ya da böylelerine bu görevi vermek, çok akıllı bir iş olamaz.  “Bu memlekette, 18 yaşından büyüklerin suyu mu çıktı?” diye sormak lazım.

   AKP, henüz çocuk olan bu gençleri kolayca kandırıp etkileyebileceğini düşündüğünü gösteriyor. Neyse ki, bu teklif geri çekilmiş.

    Bir başka ilginç madde ise, Cumhurbaşkanı her konuda ve bütün atamalarda  tam yetkili olacak ve seçimlere karar verip, her seçimde kendi süresini de uzatabilecek. Bu durumda Tayyip Bey, 2034 yılına kadar Başkan ve ülkenin başında demektir.

     Böylece, Kuvvetler Ayrılığı da kaldırılıp, Yasama, Yürütme ve Yargı da Tayyip Bey’e bağlanacak. O, ülkeyi Kanunlarla değil, çıkardığı Kararnamelerle yönetebilecek. Çünkü, meclisteki vekiller dahil, bu yerlerdeki bütün atamaların çoğunluğunu Başkan yapacak,

     Başbakanlık kalkacak, Devlet Bahçeli muhtemelen ve mükafaten Başkan Yardımcısı olacak. Tayyip Bey’i Başkan yapmak isteyen Başbakan Binali Yıldırım’sa,  Okey taşlarını ya da Jokeri çalmamak kaydıyla muhtemelen Okey Masası’na dönecek. Daha başka, “abuk-sabuk” maddeler de var.

                                                 BAŞKANLIK OLURSA…

      Hiç de iyi olmayacağı, şimdiden belli.  Terörist ve Bölücü başı Abdullah Öcalan’ın, Tayyip Bey’in Başkan olmasını dört gözle beklediği söyleniyor.

     Uluslararası anlaşmalar ve uluslararası halklar, Türkiye’nin bölünmesi ve küçülmesi için hazırlıklı ve istekli olduğu için, dünya kamuoyu buna hazır.

      Bütün mesele, Başkanlığı getirip, Türkiye’yi “Federal bir ülke” haline getirip, Kürtlere özerk bir bölge kazandırmak ve ülkeyi bölmek de toplanıyor.

    Doğu Anadolu’da isteklerini sıralayacaklar ve Türkiye, işte o zaman hapı yutacaktır.

       Değerli okuyucularım, düşüncelerimin tersinin çıkmasını, ümit ve arzu ediyorum. Bu felaket senaryolarının bitmesi için, önümüzde iki seçenek var.

        Birincisi, tek muhalefet partisi olarak çabalayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin, meclis içinde ve meclis dışında bu konuda ciddi bir savaş vermesi, bu toplantıları ve çalışmaları boykot etmesi, katılıp oylamalarda ret oyu kullansa da, alınan kararları demokratik ve meşru hale getirmemesidir. Tabii ki, istese de istemese de halkın, muhalefetin çalışmalarına destek vermesidir.

        İkicisi ise, Mecliste 367 oyu bulamazlarsa, muhtemelen Nisan ya da Mayıs 2017 de yapılacak olan Halk Oylaması’nda (Referandum) halkın bu teklife “Hayır” demesi, yani kabul etmemesidir.

      Üçüncü bir yol yoktur ve kalmamıştır.

 

 

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Hakan Yakın
 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Tekirdağ
Hafif Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 28.03.2018
Bugün
- 11°
Perşembe
- 12°
Cuma
- 12°
Tekirdağ

Güncelleme: 28.03.2018
İmsak
05:26
Sabah
06:54
Öğle
13:22
İkindi
16:51
Akşam
19:38
Yatsı
20:59
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı