Bugün - 23 Ocak 2018 Salı
Tekirdağ 8°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Köşe Yazıları SARAY ÇERKEZKÖY TEKİRDAĞ ÇORLU KAPAKLI ULUSAL HABERLER SAĞLIK SPOR 
Haber Detayları

Bu Ayıp Saray a Yeter!

“Ayıp”ın ne demek olduğunu, bilmeyen yoktur.

Köşe Yazıları Haberi - 02 Aralık 2016 Cuma - 21:53
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Ayıp”ın ne demek olduğunu, bilmeyen yoktur. Kısaca, ”Kusur, eksiklik veya utanılacak bir durum.” demektir. İnşaatı yarım kalan Öğretmenevi, bu ilçenin en büyük ayıbıdır.

       Değerli okuyucularım; İnşaatı yarım kalan binanın temeli, 2006 yılında atıldı. Temeli atan dönemin Tekirdağ Valisi, çok parlak ve çok hamasetli bir konuşma yapmış, öğretmenlere önemli bir müjde vermişti.

    İnşaatın kısa sürede bitirileceğini söyleyen Vali, halktan bol alkış almıştı. Hatta kimi vatandaşlar; “Vali dediğin böyle olur, halka hizmet de işte böyle olur.”  diyerek, kamu yönetiminin icraatını takdir edip, çok faydalı bulmuşlardı. Konuşan Kaymakam da, takdir görmüş ve bolca alkışlanmıştı.

     Oysa, bütün sözlerin ve bütün vaatlerin boş olduğu, kısa sürede ortaya çıkmıştı.

                                   PEKİ, NE OLMUŞTU?

     Saray’a bir “Öğretmen evi” yapılması için, Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurulmuş, Bakanlık da hazine malı olan, ancak Ortaöğretime tahsisli bulunan, Vize Caddesi üzerinde Çay Bahçesi olarak kullanılan bu arsayı, bu iş için tahsis etmişti.

     İnşaatın yapımı için Bakanlık para vermeyince, maaşlarını İş Bankası’ndan alan öğretmenler için ayrılan 100 bin liralık promosyon, öğretmenlere ödenmeyip, bu işe ayrılmıştı.

     Eğitimi Sevenler Derneği adıyla bir dernek kurulmuş, kimilerine göre şaibeli kişilerin kurduğu bu dernek, bu hazır parayı harcayıp kaba inşaatı yaptırmış ancak, dernek olup da başkaca hiçbir kuruş bulmadan inşaatı yüzüstü yarım bırakmıştı.

    Kaymakam da çaresizliğini belirtip, topu dönemin Tekirdağ Valisi’ne atınca Vali; “Tekirdağ deprem bölgesi. Elimizdeki parayla gelen diğer paraları, okulların güçlendirilmesine harcayacağız.” diyerek, o da topu taca atmıştı.

                              BİNA İNŞAATI,  ÇÜRÜYOR!

      Kaymakamlar ve Valiler değişiyordu, ancak yarım kalan bina yerinde duruyordu. Önceki Kaymakam Hüseyin Öner’e durumu anlattım ve Kaymakam olarak ne yapabileceğini, en azından kimi hayırseverlerle, varlıklı vatandaşlardan bu inşaat için yardım alıp alamayacağını sordum. Kaymakam, “İnşaatın statik incelemesini yaptırdım. Zayıflama yok. İnşaat kaldığı yerden sürdürülebilir. Yardım yapacakları bulurum ve yardım alırım.” dedi. Ancak, bunu demekle kaldı.

       Kaymakam Öner son olarak; “Vilayetin olaya sıcak bakmadığını ve inşaatı tamamlamanın zor olacağını” söyleyip, Balıkesir’in Burhaniye ilçesine tayin olup gitti.

       Bu arada iş uzayınca, Bakanlık tahsisi kaldırıp, arsayı yine Maliye Hazinesine devretti.

                       GELEN KAYMAKAM, ACABA NE DÜŞÜNDÜ?

       Onu, şimdilik bilmiyoruz. Halen Saray Kaymakamı olan Alp Aslan, 1071 senesinde Türkleri Anadolu’ya taşıyan Alpaslan gibi çıkmadı. Yani, takdir alan icraatının içinde, yarım kalan bu binanın tamamlanması için, hiçbir girişimini göremedik.

      Belki bilemeyiz ki, yarım kalan bu binaya el atacak, gerek yerel imkanlarla gerekse, uygun kamu kaynağı bularak, inşaatı tamamlayabilecektir.  Ancak,  bina biraz daha ayakta kalabilirse.

                        YEREL YÖNETİCİLER, BAŞARILI DEĞİL!

    Değerli okuyucularım; uzun yıllar devletin tepesinde çalıştım. Üstelik ülkenin “Arakesiti” olan İstanbul’da 21 yıl aralıksız tepelerde görev yaptım. Kamu düzenini ve bu düzenin görevlilerinin çalışmalarını çok iyi bilirim.

      Bu iktidar döneminde, yöneticilerin halka hizmetten çok, siyasi iktidarın gözüne girmek için çabaladıklarını gördük.

       İstanbul’da tam 8 Vali ile beraber çalıştım. Sayısız Hakim ve C.Savcısı tanıdım. Hakim ve Savcılara inanılır, Valilere de güvenilirdi.

      Şimdi görüyoruz ki, birçok Hakim ve Savcı, bir Cemaatin mensubu  ya da Cemaat yanlısı olmaktan ya meslekten atılıyor, ya da tutuklanıyor.

      Osmanlı Sadrazamının kaldığı binada, kendisine tahsis edilen makama oturan İstanbul Valisi ise,  yoksul çocuklar için gönderilen paraları, bu örgüte aktarmaktan hapse atılıyor ve halen hapiste yatıyor.  İnanılır gibi değil!

                           BUNLARDAN NE BEKLENİR Kİ?

     Hiçbir şey beklenemez. Adalet yerde sürünürken, kamu düzeni 10 şiddetindeki bir depremle sallanır gibi.

     Saray Belediyesi’nin yarım kalan bu inşaata el atmasını beklesek de, iki gün önceki yazımda da belirttiğim gibi, iflasın eşiğinde olduğu söylenen Belediyenin, zaten topu attığını söylüyorlar.

       Ne var ki, kamu yöneticileri alıştıkları lüks ve israftan, bir milim geri dönmüyorlar. Çoğunun altındaki araçlar, saltanat arabalarını andırıyor. Lojmanlar ve korumalar çabası.

      Öyle anlaşılıyor ki, yarım kalan bu Öğretmenevi binası, yakın bir gelecekte sahipsizlikten yıkılacak olursa, enkazını kaldıracak kamu birimi ya da görevlisi bulmak da zor olacak!  Bu ayıp da, Saray’a yeter!

   

 
Anahtar Kelimeler:arsiv,
Kaynak / EditörİHA - Hakan YakınOkunma Sayısı: 428
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Köşe Yazıları Haberleri
Bir Harf Daha
Bağımsız Kürdistan a Doğru!
Ne Bu Notların Hali?

Ne Bu Notların Hali?
Yeni Anayasa
Yetenek
Batan Geminin Malları
Ben Nasıl Oldum?
Diğer Başlıklar

İmar Planları Neyi Bekliyor?
ÖSAL, Edirne Gezisi
Saray Müftülüğü ile Türkiye Diyanet Vakfı Yetimlerle İlgili Proje
Saray’da Planlı kesintiler
Saray'da 'Halkla Buluşma Günleri' Toplantısı
7 Bin 992 Öğrenci Karne Aldı
İmzalar, Yolda
Metabolit Tanıtımı Yapıldı
Uluslararası Avrasya Sirki, Saray’da
Ösal Fabrika Gezilerine Bu Yıl Da Devam Ediyor
Resmi İlan

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Tekin Sönmez
Sarı Öküz Hikayesi!
Değerli okuyucularım, Aslanla-Öküz 'sava...
Naci AKAY
Cami Yaptır, Günahtan Kurtul(!)
17-25 Aralık yolsuzluğuna bulaşan eski Bakan Erdoğ...
Nazmi METİN
Medya Paylaşımları
Düşüncelerinde ve görüşlerinde...
Mehmet Demirbaş
SENİ DUYMAK
SENİ DUYMAK . Sensizliğin sesi Kulaklarımı sağ...
Mustafa Aydın
İYİ Kİ NAZMİ ÇOBAN VAR!
‘Uluslararası’ ‘en güzel&rs...
Sevilay İLTER
ACILARIM BENDEN BÜYÜKTÜ
Çocukluğum , hep aynı yıldızlar altında ge&...
Hasan Hüseyin YALVAÇ
MERAKSIZ
‘Meraklı Melahat’ diye sık kullandığım...
Cevdet Aktaş
SARAY BELEDİYESİ YÖNETİCİLERİ, “DEMOKRASİDEN MAFYOKRASİYE GEÇİŞİ”
         ...
Hava Durumu ( Tekirdağ )
Bugün
6°°C - 8°°C
Çarşamba
-1°°C - 4°°C
Perşembe
-1°°C - 4°°C
Cuma
0°°C - 6°°C
Namaz Vakitleri ( Tekirdağ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:5108:2113:2915:5918:2419:47

23 Ocak 2018 Salı
Röportajlar
Yüksel; “İş Bilmezliğin Örneği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi”
Cüneyt Yüksel ve Özkan Yaman’ın cevapları şu şekilde; Saray’a ziyaretinizin sebebi nedir? Bugün ilçemizde teşkilatlarım...
»
»
»
Tarihte Bugün
1517 - Sinan Paşa'nın şehâdedi
1913 - İttihatçıların Bâb-ı Âli baskını
1913 -  İttihatçıların Babıali Baskını.
1973 -  Vietnam'da Barış.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(134 Online) 0,91ms